Sarımsağın Faydaları

Sarımsağın Faydaları

 

 

 

Savunma sisteminin kuvetlenmesi en çok sarımsak yemekle olur.Vücudun mikroplara karşı direnç kazanmasını sağlar.

Kalp için şifalı bitkiler : Sarımsak kullanımı kalp hastalıklarının ortaya çıkma riskini düşürür. İyi kolesterolü artırır kötü kolesterolü ve trigliseritleri azaltıcı etkisi vardır. Damar tıkanıklığına karşı korur. Yüksek tansiyonu olanlar için yararlıdır.

Kan dolaşımını düzenler.

İçerdiği antikanser maddelerle sarımsak kanser önleyici bir besindir.

Sarımsak hakkında yapılan araştırmalar prostat bağırsak mide kanserine yakalanma olasılığını düşürdüğünü göstermektedir.

Sarımsağın antioksidan etkisinin içeriğindeki organik kükürt bileşiklerinden dolayı meydana geldiği kabul edilmektedir.

Şekeri dengeler.

Sarımsak yararları arasında sigaranın olumsuz etkilerini gidermeye yardımcı olmasıda vardır.

Sarımsak ve saç : Sarımsak saç dökülmesine karşı önleyici ve saçkıran sorununa karşı da kullanılmaktadır.

Sarımsak ın faydaları ve kokusu içindeki kükürtten dolayıdır. Sarımsak pişirildiği takdirde kokusuyla birlikte içindeki önemli bazı maddelerin kaybolması sonucu ortaya çıkar.

Sarımsak nasıl yenir? Sarımsak nasıl tüketilmeli ?

Sarımsak bir çok şekilde kullanılmaktadır.

Çiğ sarımsak
Pişmiş sarımsak
Sarımsak tozu
Sarımsak yağı
Sarımsak hapı (kokusuz sarımsak tabletleri)

Sarımsağın tüketilmesi konusunda bazı farklı öneriler vardır. Kimi hem çiğ hem pişmiş sarımsağın kullanılabileceğini belirtirken bazısı sadece çiğ olarak tüketilmesi gerektiğini, bazısı da sadece pişmiş olarak alınması gerektiğini belirtmektedirler. Ama genel kullanım tavsiyesi daha çok çiğ olarak yenmesidir.

Sarımsak zararları varmıdır? Yüksek oranlarda alımı alerjiye, bağırsak gazına sebep olabileceği gibi karaciğer ve böbreğe de olumsuz etkilerde bulunabilir.

Kanseri Engelleyen Antioksidanlar

Kanseri Engelleyen Antioksidanlar

 

 

 

Antioksidanları vücudumuzda  hasara uğramış hücrelerimizi koruyan maddeler olarak tanımlanıyor.

Antioksidanlar, diğer moleküllerden aldığı elektronlarla DNA’ya zarar veren serbest radikallerin taşıdığı elektriği, etkisiz hale getirir. Serbest radikallerin verdiği zararlar, yaşlanma ve kanser gelişimi de dahil olmak üzere pek çok hastalıkla ilişkilendiriliyor. Antioksidanlar kanseri yavaşlatabiliyor veya kansere karşı koruyabiliyor.

Antioksidanların kanseri önlemedeki rolünü destekleyen kanıtlar sunan laboratuar çalışmaları bulunmaktadır. Bunun yanı sıra, antioksidan takviyelerinin faydalı olmadığını gösteren klinik çalışmalar da bulunmaktadır. Benzer şekilde, antioksidanların kemoterapi veya radyasyon tedavisinin (olumlu) etkisini arttırdığına dair görüşler de belirsizliğini korumaktadır.

Antioksidan takviyeleri ile ilgili klinik deneyler belirsiz ve tedavi sırasındaki tamamlayıcı etki ve yararları halen bir tartışma konusu iken, MD Anderson Bütünleyici Tıp Programı Direktörü Lorenzo Cohen, antioksidanların doğal yollardan alınmasını tavsiye ediyor. Araştırmalar antioksidan açısından zengin meyve ve sebzelere dayalı beslenmenin bazı kanser türleri riskini düşürebildiğini gösteriyor.

Antioksidan açısından zengin yiyecekler:

• Beta-karoten: genellikle turuncu renkteki tatlı patates, havuç, bal kabağı ve mango gibi yiyeceklerde görülür. Ispanak, kale, brokkoli,  turp, şalgam yaprakları da antioksidan açısından zengin sebzeler arasındadır.
• Selenyum: tuna ve morina balığında bulunur.
• Vitamin A: ıspanak ve kale gibi yapraklı yeşilliklerle havuç ve kavunda bulunur
• Vitamin C: (askorbik asit)- portakal, greyfurt gibi turunçgillerde , yeşil ve kırmızı biber, kivi, brokoli ve çilekte bulunur.
• Vitamin E: (alpha-takopherol)  buğday tohumu, ayçiçeği çekirdeği, badem, ve pişmiş domateste ( salça,  domates püresi gibi ürünlerde) bulunur.

Doğal olarak bioaktif antioksidan açısından zengin olan yiyecekler
• Polifenol: soya, yeşil çay, siyah çikolata, erik, yaban mersini, siyah ahududu, çilek, elma, kabuklu yemişler (fındık, pekan, şamfıstığı)
• Glucosinalates: turpgiller familyasından suteresi, brokoli, kapak, karnabahar, Brüksel lahanası ve kıvırcık lahana
• Resveratrol: üzüm, kızılcık, yaban mersini, ve yerfıstığı
• Lutein: ıspanak, kale,  kara lahana, brokoli, kivi ve yüksek derecede lutein barındıran kırmızı üzüm
• Likopen: pişmiş domatesler (salça  ve domates püresi gibi ürünler), karpuz ve kayısı

Pilates nedir?

Pilates nedir?

Madonna’nın fit vücuduyla gündeme gelen pilates trendy bir egzersiz olduğu kadar en etkili “bedene şifa” kaynağı. Mutlaka denemelisiniz diyoruz.

PİLATES NEDİR?

Bedeninizi bir evle kıyaslayın çoğumuzun evinin acil bir tamire ihtiyacı vardır. Sorun belki çatıda belki borulardaki bir çatlakta belki de duvarlarımızın boyasında… Elektrik hattında ve su tesisatında da hata olabilir. Tüm bunlar çok daha ciddi yapısal problemlerin göstergesidir… Birçok fitness programı egzersizin yüzeysel yanıyla dış görünüşteki sonucuyla ilgilidir. Pilates ise daha derindeki içteki yapıyı güçlendirmeye çalışır. Pilates, etkileyici düz bir karın, ince bir bel ve yuvarlak bir kalça hedefini güvenli bir şekilde elde etmenin yoludur. Buradaki egzersizler bedene yapısal bir destek sağlamak için hatalı vücut duruşlarını düzeltmek üzere tasarlanmıştır. Pilates binanın kuruluşuyla uğraşır ve onun ihtiyacı olan destekleyici kirişleri ekler. Böylece bedeni hizalayarak ve dengeyi yeniden kurarak içeriden bir güç inşaa eder.

Günümüzün en güvenli ve en etkili egzersiz sistemidir. Joseph Pilates tarafından ‘kontroloji’ adıyla zihni ve vücudu ilişkilendirmek, kasları güçlendirmek, esnekliği artırmak ve vücudun genel sağlığını iyileştirmek amacıyla geliştirilmiş bir egzersiz metodudur. Minder üzerinde veya özel tasarlanmış aletlerle yapılır. Pilates, özellikle karın ve bel bölgesi olmak üzere vücudun her bölümünü çalıştırmayı amaçlayan bir egzersiz sistemidir. 20. Yüzyılın başında ortaya çıkan pilates 21. Yüzyılda Madonna, Uma Thurman gibi Hollywood yıldızları, ünlü sporcular, işadamları hatta kraliyet ailesi mensuplarının tercihi haline gelmiştir.

PİLATES’İN FAYDALARI NELERDİR VE KİMLER YAPABİLİR?

Pilates, vücudun merkezini güçlendirip, denge ve koordinasyonu artırarak stresi azaltmaktadır. Egzersiz güvenli ve kontrollü yapıldığından her yaş ve herkes için uygundur. Vücudumuzu tanımamızı sağlar. Üzerimizde günlük hayatımızda hissedeceğimiz farklar yaratır.

Düzenli yapılan pilates,

- Bel ve boyun ağrılarını azaltır.

- Kalp hastalıklarından korunmanızı sağlar.

- Diyabeti önler.

- Yüksek tansiyonu dengeler.

- Kolon kanserini önler.

- Depresyon ve sinir hissiyatını yok eder.

- Kilo kontrolünü kolaylaştırır.

- Daha güçlü ve fit olmanızı sağlar.

- İyi hissetmenizi, daha güzel ve estetik görünmenizi sağlar.

- Karın ve kalça bölgelerindeki sarkmaları toparlayıp yağlanmaları engeller.

- Sakatlanmalar zorlaşır ve dayanıklılık artar.

- Metabolizmanızı hızlandırır.

- Oturuş ve duruş bozukluklarını düzeltir.

- Omurların arasını açan pilates 2 cm. uzamanızı sağlayabilir.

- Daha akıcı hareket özgürlüğü sağlar.

- Kendi üzerine düşünebilen, içte ve dışta sağlıklı bir vücut oluşturur.

En küçük kaslarınız bile çalışmaya katılacak. Sizde olduğunu bilmediğiniz kaslarınızı keşfetmeye başlayacaksınız. Merdiven çıkarken bile pilatesle tanışmış olmanın keyfini yaşayacaksınız.

HAMİLE PİLATESİ

Pilates, doğum öncesi, sırası ve sonrasında kadını güçlendiren, doğuma hazırlayan ve doğum sonrası eski formuna hızlı bir şekilde dönmesini sağlayan sistemdir.

Vücudun ağırlık noktasının değişmesi ve ağırlığın artması; omurgada ağrılara neden olur. Ruhsal açıdan da yıpratıcı olan hamilelik süresince; vücutta kasılmalar meydana gelir. Pilates, özellikle bel ve karın kaslarını çalıştırarak omurgayı rahatlatır. Böylece güçlenen kaslar, ağırlığı paylaşarak omurgaya destek olurlar.

Yapılan esneme egzersizleri, kasılmaları rahatlatır. Tutulma ve ağrıları azaltır. Nefes egzersizleri, meditatif yanıyla sizi rahatlatırken; normal doğuma iyi bir hazırlıktır. Aynı zamanda, pelvik bölge egzersizleri; hem doğum esnasında annenin daha rahat olmasını hem de güçlenen rahim kasları doğum sonrasında rahmin kendini daha çabuk toplamasını ve cinsel hayatın normale dönmesini sağlar.

El ve ayak bileklerindeki ve bacaklardaki ödemin atılmasına, şişliklerin inerek derinin rahatlamasına ve kan dolaşımının hızlanmasına yardımcı olur.

BEL VE BOYUN AĞRILARI İÇİN PİLATES

Bel ve boyun ağrıları günümüz Türkiyesi’nin 45 yaş altının çok genel bir rahatsızlığı halini almıştır.Bu rahatsızlıklar çoğu zaman ameliyat gerektirmeden egzersiz, rejim ve biraz alışkanlık değiştirerek yenilebilecek durumdadır.

Doktor kontrolünden geçtikten sonra, size uygun hazırlanan egzersiz programı omurganın daha sağlıklı ve esnek olmasını sağlar. Güçlenen karın kasları, adeta bir korse gibi sizi dik tutup,duruşunuzu düzeltir ve belinize binen yükü hafifletir.

Ruh haliniz ve spor

Ruh haliniz ve spor

Spor yapmak elbette ki yararlı, ama acaba ruhumuza da iyi geliyor mu? Ruh halinize, karakterinize ve yaşam tarzınıza en uygun egzersiz türünü seçmeniz, sizi daha mutlu ve enerjik yapabilir.

Ruh halini düzeltmek için egzersiz yapmak gerektiği zaten bilinen bir şey. Zinde bir vücut, ruh sağlığını korumaya yardımcı olur, değil mi? Aslında tam olarak değil. Her çeşit egzersiz vücudumuza fiziksel olarak yararlı olsa da, yanlış bir tür seçmek, hatta doğru egzersizi yanlış zamanda yapmak bile ruh sağlığımıza zarar verebilir.

Egzersiz rutininizden tam olarak fayda sağlamak istiyorsanız, egzersizi sadece fiziksel bir aktivite olarak algılamaktan vazgeçin. Çünkü hem vücudunuza, hem de ruhunuza uygun olan seçeneği bulmak, sizi sakinleştirir, enerji verir, rahatlatır ve konsantrasyonunuzu artırır. Fiziksel aktivite çok iyi bir stres savar olabilir, ama yüksek tansiyonun hakim olduğu bir iş yerinden çıkıp, daha yüksek tansiyonlu ve rekabetin ön planda olduğu bir spor salonuna giderseniz, sadece kaslarınızı çalıştırdığınızı zannetseniz bile, aslında beyninizi de yormuş olursunuz, işte fit bir vücut ve sağlıklı bir ruha sahip olabilmek için bilmeniz gerekenler.

BEYNİNİZİ YAVAŞLATMAK İÇİN

Egzersizler: Tai chi, pilates, yoga, tırmanma, jogging, bisiklet, yüzme.

Ayaklarınızın yere sağlam basmasını sağlayacak bir şey yapın. Tam konsantrasyon gerektiren her spor dalı uygun bir seçim olacaktır. Dağcılık veya yoga gibi detay ve denge gerektiren ya da tai chi gibi ritüeller içeren bir spor seçin. Böylece, 20 dakikalık bir egzersiz bile sizi sakinleştirip, beyninizin yavaşlamasını sağlar.

Ya da ritmik bir şey yapın. Bu sayede vücudunuzun temposu ve solunumunuz yavaşlar, beyniniz rahatlar. Aklınız nefes alıp veriş ritminize odaklanır ve başka bir şey düşünemezsiniz. Pilates yapmayı ya da kendinizi fazla yormayacak kadar bisiklete binmeyi veya kürek çekmeyi deneyin. Sürekli tekrar eden hareketler, yaratıcı düşüncelere yönelmeniz ve kendinizi dinlemeniz için idealdir. Yüzme bu etkiyi daha da artırır, çünkü bir yandan suyun üzerinde kalıp, bir yandan da kulaçlarla nefesi senkronize etmek, aklınızı tamamen bu spora vermenizi sağlar.

Çok fazla kas gücü kullanmaktan kaçının. Daha hızlı bir şey istiyorsanız, yarım saatliğine ve fazla hızlı olmamak kaydıyla jogging yapabilir (bu esnada hala nefes nefese kalmadan yanınızdakilerle konuşabiliyor olmalısınız) ya da yüzebilirsiniz. Bu egzersizler, beyninizi yavaşlatıp, vücut enerjinizi artırır ve kanınıza mutluluk hormonlarının karışmasını sağlar.

İpucu: Beyniniz çok yoğun çalışıyorsa, akşamları enerji gerektiren egzersizlerden kaçının çünkü uykunuzu kaçırırlar.

ENDİŞELERDEN ARINMAK İÇİN

Egzersizler: Yürüyüş, pinpon, squash, dans, aerobik.

Çoğu insan, koşmanın stres-savar olduğunu zanneder ama aslında tam tersidir. Çünkü vücudunuz yüksek tempolu sporları stres olarak algılar ve reaksiyon hormonu olan kortizol salgılar. Bu hormon fazla salgılandığında, kan şekeri seviyesi ve tansiyon yükselip, bağışıklık seviyesi düşer. Zaman içinde tiroit tembelleşir ve dolayısıyla bel çevresindeki yağlanma artar.

Eğer anksiyeteniz negatif düşünceler, kendine güvensizlik veya korkudan kaynaklanıyorsa, daha düşük yoğunluğu olan bir egzersizi tercih edin. Adrenalin seviyenizi artırmamaya dikkat edin.

Yürüyüş uygun bir seçim olacaktır. Fazla hızlı olmayan yürüyüş tansiyonu düşürür, depresyona, öfkeye ve yorgunluğa iyi gelir. Açık havada egzersiz yapmak, egzersizin pozitif etkilerini artırır ve yaratıcı düşünmeyi destekler.

Çok yoğun çalışan beyninizi, koordinasyon ve çeviklik isteyen pinpon, squash, dans ve aerobik gibi sporlarla yavaşlatıp rahatlatabilirsiniz. Bu sporlar, adrenalin seviyesini yükseltir, bu da hislerinizi keskinleştirip, karar verme becerinizi geliştirir.

İpucu: Endişeli bir ruh hali, genelde motivasyondan yoksundur, özel bir spor hocası ya da spor arkadaşı, motive ve konsantre olmanızı sağlayabilir. Ayrıca, egzersizinizi sabah kalkar kalkmaz yapmalısınız. Bu sayede ruh haliniz iyileşir, gerginliğiniz azalır, kendinize olan saygınız artar.

ENERJİNİZİ ARTIRMAK İÇİN

Egzersizler: Yoga, pilates, stretching.

Yorgunken yapmak isteyeceğiniz en son şey olsa da, yarım saatlik hafif bir egzersiz biten pillerinizi şarj edecektir. Enerji toplamak için enerji harcamak gerekir. Düzenli olarak spor yapmak enerji seviyenizi yükseltir. Spor, açlık ve susuzluğu da artırır, bu da enerjiyi yükseltir. Yoga veya pilates gibi nefesin temel öğe olduğu egzersizler, tüm vücuda kısa süreli enerji veren oksijeni sağlarlar. Hafif esneme ve kas çalıştırma egzersizleri de kan dolaşımını ve sindirimi hızlandıran enerjiyi üretmemiz için birebirdir. Kobra duruşu, ideal bir enerji artırıcı yoga hareketidir.

İpucu: Her kas grubunu ayrı ayrı çalıştırmak hormon sistemini güçlendirir. Uzun süreli ve güçlü egzersizler yapan kadınların vücutlarındaki testosteron seviyesi yükselir. Bu nedenle daha güçlü kaslara, kemiklere ve libidoya sahip olurlar.

HUZURSUZ VÜCUDU SAKİNLEŞTİRMEK İÇİN

Egzersizler: Dövüş sanatları, boks.

Vücudunuzda enerji fazlası olduğunda, bunu harcamanız gerekir. Eğer kendinizi fiziksel olarak huzursuz hissediyorsanız, (kalp çarpıntısı, terleme, tansiyon sorunları) yüksek efor gerektiren bir spor yapın. Tae bo, kickboxing, dövüş sanatları ya da kum torbası içeren her çeşit sporu deneyebilirsiniz. Ayrıca spor yaparken bol bol bağırırsanız, harcadığınız enerji miktarı artar.

İpucu: Eğer beyniniz çok çalışıyor ama vücudunuz onun hızına yetişemiyorsa, hafif tempolu bir yürüyüş işinize yarayacaktır.

DAHA İYİ BİR UYKU İÇİN

Egzersizler: önemli olan tek şey egzersizi ne zaman yaptığınızdır.

Modern yaşam, daha fazla düşünmemize ve daha az egzersiz yapmamıza neden oluyor. Bu nedenle gerektiği şekilde uyuyamıyoruz. Egzersizin sağladığı enerji boşaltımı tam da bu noktada işe yarıyor; kaslar dinlenip, vücut sakinleştirici hormonlarla doluyor.

Uyku problemleri yaşıyorsanız, mutlaka en geç gece yatmadan iki saat önce egzersiz yapın. Eğer çok yoğun bir işte çalışıyorsanız, bunu dört saate çıkarın.

İpucu: Yüksek enerji harcatan sporlar yapıyorsanız, sabah saatlerini tercih edin. Araştırmalar, erken saatlerde egzersiz yapan kadınların, akşam saatlerinde egzersiz yapanlara göre daha iyi uyku kalitesine sahip olduklarını gösteriyor. Ama zorlu bir günün ardından ille de bir şeyler yapmak istiyorsanız, hafif stretching ya da yoga yapın.

ekolay.net

Hafızanızı egzersizle güçlendirin

Hafızanızı egzersizle güçlendirin

Düzenli yapılan spor ve egzersiz, orta derecede idrak ve hafıza sorunu yaşayan insanların, hafızalarını güçlendirmeye yardımcı oluyor.

Melbourne Üniversitesinden bir ekip, hafıza zayıflığı olan 50 yaş ve üzerindeki 138 kişi üzerinde, evde yapılan bedensel aktivitenin etkisini araştırdı. Gönüllülerden bazılarından 24 hafta boyunca haftada 3 kez 50 dakika, yürümek gibi orta derecede fiziksel aktivitede bulunmaları istendi. Diğerlerinden ise egzersiz yapmaları talep edilmedi.

Araştırma sonucunda yapılan testlerde, egzersiz grubundakilerin hafıza testlerinde daha başarılı oldukları, bunama belirtileriyle ilgili testlerdeki skorlarının ise düşük olduğu belirlendi. Denekler daha sonra da takip edildi ve egzersiz programı bittikten sonra yararlarının 12 ay boyunca devam ettiği görüldü.

Kalp-damar sistemine faydalı olduğu bilinen egzersizin beyne kan gitmesini sağladığı için hafızanın işleyişine de yardımcı olabildiği belirtiliyor.

Journal of the American Medical Association’da yazan araştırmacılar, “Orta derecede idrak sorununda 36 ayda önemli etkisinin olmadığı görülen ilaç tedavisinin aksine bedensel aktivite; depresyon, yaşam kalitesi ve kardiyovasküler sistemin çalışmasına ilişkin araştırmaların da gösterdiği gibi, sadece hafızanın işleyişine fayda sağlamakla kalmıyor, sağlığa başka yararları da bulunuyor” dediler.

Alzheimer Derneği’nden Susanne Sorensen de, “Düzenli egzersiz bunama riskini azaltmanın en iyi yollarından biri ve bunamanın ilerlemesini yavaşlatabilir” dedi.