Sigara Güzelliğinizi Bozabilir

Sigara Güzelliğinizi Bozabilir

 

 

 

 

 

Sigaranın zararları anlatmakla bitmez.Şimdi konuşmaya başlasak sabaha kadar sonunu getiremeyiz. Takip etmediğimiz krem, araştırmadığımız bakım ürünü yok gibi aslında.Tüm bunları yaparken bir yandan da sigara içmek çokta sağlıklı olmuyor .İşte size sigaranın cildinize verdiği zararlarla alakalı küçük detaylar:

 

Sigaranın cilt güzelliği ve cilt sağlığı için ne gibi zararları var ?

Cildinizde akne, sivilce, kuruluk, kızarıklık gibi sorunlar yaşıyor, bakım yapmanıza rağmen başarılı sonuç alamıyorsanız; sebebi sigara olabilir.

Sigaranın cilt sağlığına olumsuz etkileri;

Sigara kılcal damarları daraltır ve kan dolaşımını zorlaştırır. Bu etki sonucunda cildinizde soluk bir görüntü oluşur.

Kandaki karbondioksit seviyesini yükseltir ve oksijeni azaltır. Cildin sağlığı için oksijene ihtiyacı vardır.

Vücuttaki C vitaminini azaltır. Cilt ve vücut sağlığında eksikliklere yol açar. Cildin içerinden beslenmesi için ihtiyaç duyduğu temel vitaminler arasında C vitamini bulunur ve sigara içen kişilerde C vitamini eksikliği cilt sorunlarına zemin hazırlar.

Sivilce ve aknelerin hızla iyileşmesi, cildinizin genç kalması için cilt hücrelerinin yeterli düzeyde kendini yenilemesi gerekir. Sigara içen kişilerde hücre yenilemesi yavaşlar ve cildi çabuk yaşlanır.

Ciltte su oranı düşer, cilt kurumaya ve çatlamaya başlar. Cildin esnekliği; kırışıklığı geciktirir ancak sigara içen kişilerde cilt kırışıklığına karşı risk altındadır. Üstelik sigara içerken dudak hareketlerinden dolayı dudak üstünde erken yaşta kırışıklıklar görülebilir.

Sigara içenlerle ilgili yapılan araştırmaya göre içmeyenlere göre ciltlerinin 5 kat daha fazla yaşlandığını görülmüştür.

Hem güzelliğiniz hem de sağlığınız için kendinize iyilik yapın: sigarayı bırakın!

Bronzlaşmanın Kolay Yolları

Bronzlaşmanın Kolay Yolları

 

 

 

Tatile çok fazla zaman yoksa ve siz bronz teninizi seviyorsanız işte size küçük ipuçları:
Güneşi çok seviyorsanız ama aynı zamanda hassas bir cildiniz varsa, güneşin cildinize vereceği zararları minimuma indirmek için bazı önlemler almanız gerekli.

SPF ne kadar yüksek olmalı?

Güneş kreminin üzerinde yazan SPF rakamı, ürünün koruma derecesini gösterir. Mesela SPF 20, korunmasız ciltle, güneş yanığı oluncaya kadar 29 kat daha uzun süre güneşe maruz kalabilirsiniz anlamına geliyor. Hangi SPF oranının sizin için daha uygun olduğunu ancak tecrübeyle belirleyebilirsiniz. Eğer önceki tatilinizde SPF 20 ile sağlıklı bronzluk elde ettiyseniz, doğru koruma faktörünü buldunuz demektir.

Güzel bronzlaşmak için ne yapmalıyım?

Güneşe çıkmadan önce peeling yapmalısınız. Cildinizi ölü hücrelerden arındırırsanız, çok daha homojen ve parlak bir bronzluğa kavuşursunuz. Fakat glikolik veya salisilik asit içeren kremler yerine (bu maddeler güneşe karşı hassasiyeti artırabilir) granüllü eksfoliantları tercih edin.

Homojen olmayan bronzluğu önleyin!

Güneşten koruyucu kremler cilde iyi dağıtılmadıklarında lekeli bir bronzluk ortaya çıkabilir. Bu yüzden güneş kreminizi daha özenli sürün ve ürünün vücudunuza iyice nüfuz ettiğinden emin olun.

Güneşin cildinize verdiği zarar

Dermatologlar, retinol içeren ürünlerin güneş yüzünden oluşan cansızlık, pigment lekeleri ve DNA hasarını onardığı konusunda hemfikirler. Ama bu madde aynı zamanda cildin güneşe karşı duyarlılığını artırdığından, mutlaka SPF faktörü yüksek koruyucularla beraber kullanılmalı.

Güneş kremini ne zaman sürmeli?

Çoğu güneş kremi etkisini hemen göstermez. Bu yüzden, sürdükten sonra en az 15 dakika beklemeniz gerekiyor. En akıllıcası, tatildeyken güneşten koruyucunuzu sabah uyanır uyanmaz sürmeniz. Çünkü terasta kahvaltı ederken veya sahile doğru yürürken geçen zaman bile güneş yanığının oluşması için yeterli.

Bir dermatologun güneş sefası

Cildine zarar vermeden güneşin keyfini çıkaran bir dermatolog diyor ki:

Hazırlık zamanı Plaja gitmeden bir saat önce bütün vücuduma güneşten koruyucu kremimi sürüyorum. Böylece krem cilde iyice nüfuz ediyor ve suda kolayca çıkmıyor. Bunu çıplakken yapıyorum, çünkü en kötü yanığım bikinimin askısının kayması nedeniyle oluştu (o bölüme koruyucu sürmediğim için hazırlıksız yakalandım).

Yüz için C vitamini içeren SPF 30 faktörlü bir ürün kullanıyorum. Rengi çok beyaz olduğundan ilk sürdüğümde hayalete benziyorum. Fakat bir süre sonra cildime iyice nüfuz ediyor. Dışarı bembeyaz çıkmamak için plaja gitmeden 45 dakika önce sürüyorum.

Kumsalda En iyi korumalardan biri gölgedir, bu yüzden şemsiyenin altında uzanmaya özen gösteriyorum. Denizde vakit geçirmeyi çok seviyorum, sudan çıkar çıkmaz bolca SPF 50 faktörlü güneşten koruyucu bir ürün sürüyorum.

Eve dönüş Duş aldıktan sonra vücuduma içinde C vitamini olan bir nemlendirici sürüyorum. C vitamininin antioksidan özelliği hem vücudumun kızarmasını önlüyor, hem de güneşin verdiği hücresel hasarla savaşıyor. SPF 50 faktörlü krem kullandığım halde bile hafifçe bronzlaşan bir cildim var. Aslında bu hoşuma da gitmiyor değil, ama hafifçe bronzlaşmakla kavrulmak arasında fark olduğunu unutmamak lazım!

Solaryuma Girerken Dikkat Edilecekler

Solaryuma Girerken Dikkat Edilecekler

 

Tatile gitmeden bronzlaşmak yada her zaman bronz tenli olabilmek için solaryum tercih nedenidir.Ancak solaryum oldukça dikkat  edilmesi gereken,özen gösterilmezse eğer çok ciddi sağlık problemleri yaratabilecek bir konu.

İlk etapta cildinizin temiz olmasına özen göstermeniz gerekiyor.Hatta solaryuma girmeden önce cilt testi yaptırmalı cildinize uygun süre ve seansa girmelisiniz.

Tüm kozmetik ürünlerden cildinizi arındırmış olmanız gerekiyor.

Solaryum girmeden önce ve çıktıktan sonra mutlaka solaryum kremi kullanmalısınız.Bu ürünler hem çabuk bronzlaşmanızı hemde cildinizi dışardan gelecek tepkilere karşı da korumanızı sağlar.

Seçilen solaryum ünitesinde üçlü filtrasyon sistemi aranmalıdır.

Seçilen solaryum ünitesinde lambaların zamanında değiştirilip değiştirilmediği sorulmalıdır.

Lamba ömrü azalmış makineler etkisizdir.

Klasik makinelerde lambalar ilk takıldığında yüksek enerji verir, kullanıldıkça performansı azalır.

Dolayısıyla bazen iyi netice veren makineler bir müddet sonra etkisizleşir.

DoÄŸal bir bronzluÄŸa ulaÅŸmak için toplam 6 – 7 seans yeterli olmaktadır. Ancak çabuk bronzlaÅŸmak için seanslar sık sık tekrar edilmemelidir.

Bir hafta içinde 3 kereden fazla veya aynı gün içerisinde 2 kez solaryuma girilmemelidir.
Solaryumda kalacağınız süre ilk seans için 8 – 10 dakika arasında olmalı, daha sonraki seanslarda ise 5′ er dakika arttırılarak maksimum 20 dakikaya çıkarılmalıdır.

Seans esnasında gözler kapalı tutulmalı ve koruyucu gözlük takılmalıdır. Ayrıca lens kullanan kişilerin, solaryuma girmeden önce lenslerini çıkarmaları gerekir.

Prospektüslerinde “UV ışınlarına karşı duyarlılık yaratabilir” uyarısı olan ilaçlardan kullananlar solaryuma girmemelidirler.

Alkol alındıktan sonra solaryuma girilmemelidir.

Epilasyondan  sonra solaryuma girilmesi önerilmez.

Kalıcı makyaj ve lazer uygulamalarından sonra solaryuma girilmemelidir.

16 yaşından küçükler solaryuma girmemelidir.

Sürekli Yorgunluk Halinin Nedeni Nedir

Sürekli Yorgunluk Halinin Nedeni Nedir

 

 

 

 

 

Düzenli uyumanıza ve dengeli beslenmenize rağmen üzerinizden atamadığınız bir yorgunluk hali mi var?Yada dışarda günlük güneşlik bir hava olmasına rağmen siz perdeleri kapatıp kimseyle konuşmak istemiyor musunuz?

Bu ruh halinin neden iş stresi, yoğun çalışma temposu yada süper-kadın yaşam tarzınız değilse mutlaka bir doktora görünün.Bunun birçok nedeni olabilir.

Bu nedenlerin başında içinde bulunduğunuz psikoloji gelebilir.Yoğunluğunuz arasında kendinize ayırdığınız zamanları biraz arttırarak yada kısa seyahatlere çıkarak bu durumu biraz daha toparlayabilirsiniz.

İşin fiziksel sağlık tarafına gelecek olursakta kadınlarda sıklıkla görülen, yorgunluk,isteksizlik yaratan sebeplerden biraz bahsetmek gerekir:
KANSIZLIK

Üretkenlik çağınızda iseniz ve özellikle adet dönemleriniz uzun sürüyorsa, miyomlarınız varsa ya da yakın zaman önce doğum yaptıysanız, bunlara bağlı kan kaybı nedeniyle kadınlarda yorgunluğun birinci nedeni olan kansızlık (anemi) gelişmiş olabilir.

Kansızlığın diğer nedenleri iç kanama veya demir, folik asit ya da vitamin B12 eksikliği olabilir. Böbrek hastalığı gibi kronik hastalıklar da kansızlığa neden olabilir. Baş dönmesi, solukluk, üşüme hissi, kalp atımında hızlanma kansızlığın diğer belirtileridir. Doktorunuz teşhis ve tedavisi ile, kansızlığa bağlı yorgunluk kısa sürede geçecektir.kadinca.net

TİROİD BEZLERİNİN YETERSİZ ÇALIŞMASI

Genel olarak enerji düzeyiniz hep düşükse, kendinizi tükenmiş ve hatta biraz depresyonda gibi hissediyorsanız bunların sebebi yavaş çalışan ve normalde vücudun enerji metabolizmasını kontrol eden tiroid bezi olabilir. Kadınlarda sanıldığından çok daha yaygın olan tiroid bozukluğu tiroid hormonlarının düzeyinin saptanmasıyla teşhis edilebilir. Bu hormonlar düşükse dışarıdan hormon takviyesi yapıldığında yorgunluk şikayetiniz kısa zamanda geçecektir.

İDRAR YOLU ENFEKSİYONU:

Kadınların çoğunda idrar yolu enfeksiyonu yanma veya sık idrara gitme ihtiyacı gibi belirtilerle birlikte çıksa da bazı hastalarda hiçbiri görülmeyebilir ya da hafif geçtiğinden olduğundan fark edilmeyebilir. Sürekli yorgunluk da bu gibi idrar yolu enfeksiyonlarının tek belirtisi olabilir.

BESİN İNTOLERANSI

Besinlerin bize enerji ve sağlık verdiği kabul edilir ama bazı durumlarda gizli besin intoleranslarının bunun tersine yol açtığı da olabiliyor. Hafif bir besin intoleransı bile kendinizi yorgun hissetmenize yol açabilir. Besin intoleransını, besin alerjisi ile karıştırmamak lazım. Sizin ondan olduğunu düşünemediğiniz rahatsızlıklar verebilen bazı besinler olabilir.

Bu besinlerin farkında olmadan yenilmesi de kendinizi, sürekli yorgun hissetmenize neden olabilir. Bu durum besini tükettikten 72 saate kadar varan bir süre içinde bile olabileceğinden, bir besinin sizde duyarlılık yaptığını ayırt edebilmek normalde pek de kolay olmamaktadır. Eğer böyle sizde belli belirsiz şikayetlere sebep olabilecek besinleri tespit edebildiyseniz şüphelendiklerinizi çıkararak bir eliminasyon diyeti uygulayabilirsiniz.

Duyarlılığınız olan besinleri saptamak için yapılan besin intolerans testleri var. Eğer böyle belli belirsiz şikayetleriniz var, ise bu testi yaptırmanın size gerekli olup olmadığı konusunda doktorunuza danışın, eğer belirli besinlere karşı duyarlılığınız var ise bu siz farkında olmadan vücudunuzda inflamasyon yani iltihapsız iltihaba sebep olabilir, bu durum da size ileride zarar verecek sonuçlara yol açabilir.

UYKU APNESİ

Yeterli uyku uyumuyorsanız bu bir yorgunluk sebebi olabilir. Ama ya yeterli uyku uyuyup da uykunuzu almadığınızı bilmiyorsanız? Uyku apnesi olarak bilinen durumda siz uykuda iken genellikle her gece birçok kez nefes almanız durmaktadır. Nefes almayı her kestiğinizde aslında uyku döngünüzü bozacak kadar uyanırsınız ama bunun farkında olmazsınız. Sonuç, gece kaç saat uyursanız uyuyun bütün gün yorgun olmanızdır.

Uyku apnesi konusunda uzmanlaşmış bir doktorun yardımıyla evde portatif sistemlerle veya uyku laboratuvarında bu hastalığa tanı konulması mümkündür.

Regl Ağrısına Farklı Çözümler

Regl Ağrısına Farklı Çözümler

 

 

 

Ağrılarınızı kuvvetli ağrı kesicilerle çözmeye çalıştıktan sonra kendinizi farklı yollardan da rahatlatarak bugünlerinizi daha az yorularak geçirebilirsiniz.

Farklı Çözümler:

- Yakınlarınızdan açıkça hoşgörü ve anlayış talep edin.

- Sevdiğiniz ve sizi anlayan arkadaşlarınızla beraber olun.

- Stresli faaliyetlerden ve ortamlardan mümkün olduğunca kaçının.

- Günde en az yarım saat spor ya da yürüyüş yapın.

- Sigara, alkol ve gereksiz ilaç tüketiminden kaçının.

- Şekerleme yapın.

- Ilık suyla duş alın.

- Aşırı bedensel hareketlerden kaçınarak kendinizi daha zinde hissedin.

- Rahatlatıcı masajlar ile gerginliğinizi azaltın.

- Bol su ve bitki çayları içerek cildiniz nemlendirin.

- Hassaslaşan teninize günde en az 2 defa nemlendirici sürün.

- Bol meyva tüketerek vücudunuza vitamin yükleyin.

- Magnezyum tüketerek vücudunuzun dengesini sağlayın.

- Aşırı tuz tüketiminden kaçınarak şişkinlik hissinizi azaltın.

- Giysilerinizde rahat kumaşlar ve ayakkabılar tercih ederek daha özgür hareket edin.

- Lavanta gibi çok rahat bulunan bir bitkiyi bir beze sarıp eşyalarınız arasında saklayın.

- Canınız çikolata çekiyorsa mutlaka bir sebebi vardır. Çikolata bedende sevgi hislerinin uyandırdığı kimyasal maddeleri sağlıyor. Yani o an kendinizi çok istediğiniz çikolatadan mahrum ederseniz sevgiden de mahrum etmiş olursunuz.

- Kendinize bir çocuğa bakar gibi şefkatle bakın.

- Teşekkür edin. Bir günlük tutun ve her akşam minnettar olduğunuz 3 şeyi yazın.

- Kendinizi olduÄŸunuz gibi kabul edin.

- İyimser olun. ‘Kendime ne kadar iyi davranıyorum?’ diye sorun.

- Sık sık mutlu olduğunuz anları hatırlayın.

- Gülmek en iyi ilaçtır. Gülün, gününüz güzelleşsin.