Çabuk Makyajın Pratik Yolu

Çabuk Makyajın Pratik Yolu

Kuruyan fondöten, bitmek üzere olan oje, koyu renkli ruj, solgun cilt ve daha fazlası için pratik makyaj tüyoları.

Kapatıcı

Kapatıcınızdan en iyi performansı almak istiyorsanız; avucunuzun içinde bir parça fondöten ile karıştırıp uygulamaktır.

Göz Farları

Her zaman kullandığınız göz farının renginden sıkıldıysanız, yeni renkler elde etmek istiyorsanız; birkaç farklı renkte göz farını avucunuzun içinde karıştırıp fırça yardımıyla göz kapaklarınıza sürün.

Aydınlatıcı

Cildinizin hem aydınlık hem de parlak görünmesini istiyorsanız; bir miktar fondöteni bronz ya da altın renginde göz farıyla karıştırın. Elmacık kemiklerinize ve kaşlarınızın hemen altına uygulayın.

Fondöten

Fondötenin cildinizde pürüzsüz görünmesini istiyorsanız; cilt tipinize uygun nemlendirici krem ve yeterli miktarda fondöteni karıştırıp sürün.

Oje

En çok kullanmak istediğiniz ojeniz çok az kaldıysa ve yetmeyeceğini düşünüyorsanız, miktarını artırmak için oje şişesinin içine beyaz oje ekleyip iyice karıştırın. Yeni ve çok ojenizi sürebilirsiniz.

Ruj

Koyu olduğunu düşündüğünüz rujun rengini açmak istiyorsanız; bir miktar açık renkli kapatıcı ile karıştırıp fırça yardımıyla dudaklarınıza sürün.

Kaşlar

Kaşlarınıza şekil vermekte zorlanıyorsanız; temiz ve kuru bir diş fırçasının üzerine saç spreyi sıkıp kaşlarınızı tarayın.

Beyaz Saçlar

Saçlarınızdaki beyazları kapatmak istiyorsanız; saçınızla aynı renk tonunda rimeli saç tellerine sürün, kuruması için 1-2 dakika bekleyin.

Rimel

Kuruyan rimelinizi kullanılır hale getirmek istiyorsanız; kapağını sıkıca kapatıp kaynar su dolu bardağın için yaklaşık 5 dakika bekletin.

Eyelinerı Doğru Sürmenin Yolu

Eyelinerı Doğru Sürmenin Yolu

Eyeliner, çok işlevli makyaj malzemelerinden biridir. Gözlerinizin daha büyük; kirpiklerinizin daha dolgun; bakışlarınızın daha etkileyici görünmesini sağlar. Ustalıkla Eyeliner sürmek istiyorsanız işte püf noktalar.

Nasıl Sürülür?

Eyelinerı düzgün şekilde sürebilmek için göz kenarlarınızı alnınıza doğru kaldırın, kirpiklerinizin başlangıç noktasından sonuna kadar düz bir çizgi çekin.

Göz kapağınızın şakaklarınıza yakın kısmından dışarıya doğru açılı şekilde ince bir çizgi çekin.

Eyeliner sürmek ilk denemelerde zor görünebilir. Birkaç tekrardan sonra eliniz alışacaktır.

Püf Noktaları

Esmer tenliyseniz; siyah renkli gözlü kalemi ve eyeliner sizin için uygundur.

Kumral, sarışın ya da beyaz tenliyseniz; gri ve kahverengi tonlarında eyeliner ve göz kalemi sizin için uygundur.

Eyeliner makyajında doğal bir görünüm yaratmak istiyorsanız; eyeliner fırçasıyla hafif ve ince çizgiler çekmelisiniz.

Jel ve likit eyeliner; sıcağa ve suya dayanıklıdır. Bu özellikleri sayesinde yaz mevsiminde kullanıma en uygun makyaj malzemelerinden biridir.

Gözlerinizi daha büyük göstermek istiyorsanız; eyelinerı gözünüzün iç köşesinden dış köşesine kadar sürün.

Gözlerinizi küçük göstermek istiyorsanız; eyelinerı göz kapağının yarısına kadar sürün.

Gözlerinizin daha belirgin olmasını istiyorsanız; gözlerinizin iç köşesinde ince çizgi, dış köşesinde kalın çizgi tercih edin.

Kalıcı Ruj

Kalıcı Ruj

Rujun makyajda yeri çok ayrıdır. Güçlü bir etki yaratan ruj sayesinde dolgun,yumuşak mat ya da parlak dudaklara kavuşabilirsiniz.

Makyajınızı sürekli tazelemek zorunda kalmamanız için rujunuzu sürerken mutlaka zaman ayırın. Ne kadar özenli yaparsanız konturlar ve renkler o derece kalıcı olacaktır. Ufak tefek hileler ile dudaklarınızı muhteşem bir görünüme kavuşturabilirsiniz.

1) Fondoteni yüzünüze uyguladıktan sonra mutlaka dudaklarınıza da uygulayın.Açık renkli bazın üzerinde rujunuzun rengi daha belirgin olacaktır.Özellikle açık renkli rujlarda bu daha çok önem kazanır.

2) Dudaklarınızı kalemle belirginleştirin.Rujunuzun renginde ya da bir ton açık kontur kalemiyle dudak çizgilerinizi çizin.Böylece dudaklarınız daha dolgun gözükecek ve rujunuzu taşırmadan süreceksiniz.

3) Ruju sürerken fırça ile sürmeye özen gösterin.Bu şekilde sürerseniz daha rahat sürersiniz ve rengi daha kolay işleyebilirsiniz.Ayrıca rujunuzda daha kalıcı olacaktır.

4) Rujunuzu sabitlemek için ince bir kağıt mendili dudaklarınızın arasına alarak hafifçe bastırın.Daha mat bir görünüm istiyorsanız mendile pudra sürebilirsiniz.

5) Tamamen mat bir görüntü istiyorsanız dudak kalemi ile tüm dudağınızı boyayabilirsiniz.Kalıcılığı daha fazla olacaktır.

6) Parlak dudaklar istiyorsanız rujunuzu sürüp sabitleştirdikten sonra hafif bir parlatıcı uygulayabilirsiniz.

7) Rengi güçlendirmek için ruju sürüp kağıt mendille sabitledikten sonra tekrar üzerinden rujla geçebilirsiniz.

8) Pastel renkli rujlar kullanırken kontur çizgisinin koyu olmamasına özen gösterin.Aksi halde kontur çizgisi ön plana çıkacaktır.

9) İnce dudaklara sahipseniz daha dolgun dudaklara kavuşmak için bazı hileler var.Dudak kalemi ile yumuşak bir hat çizin ve dudaklarınızın köşe kıvrımlarını da boyayın.Sonra ruj fırçası ile dudağınızın ortasına kadar ruju dağıtın.Son olarak daha açık bir renkle üzerinden geçin.

10) Dudaklarınızdan biri ince biri kalın ise ince olan dudağınızın üzerinden kalemle geçin.Konturu dışarı taşırmadan dikkatlice sürün.Ve sadece ince olan dudağınıza kontur çekin.

11) Makyajla aranız pek yoksa bile en azından ruj sürmeyi deneyebilirsiniz.Özellikle de dudaklarınızı pek beğenmiyorsanız bu durumu ışıltılı tonlarla tatlı bir hale getirebilirsiniz.

12) Gecenizi kabusa çevirecek şeylerden bir tanesi de dağılmış rujla kötü bir görüntü oluşturmaktır.Bunu engellemek için kalemle konturun üzerinden geçin ve içlere doğru dağıtın.Sonra ten rengi bir kalem kullanarak çizgiyi yenileyin.Son olarak da rujunuzu sürün.

Fazla Çalışmanın Sonu İşkoliklik

Fazla Çalışmanın Sonu İşkoliklik

Kabul, onay ve saygı gibi kazanımların, yaptıklarımız ve elde ettiklerimizle şekillendiği iş piyasasında, çok çalışmak ile işkoliklik arasındaki sınırı çizmek gitgide zorlaşmakta ve işkolizm hepimizin karşısına kendimizi ve çevremizi etkileyecek bir tehdit olarak çıkmaktadır.

Çevremizdeki insanları kim olduklarına, ne yaptıklarına ve elde ettikleri sonuçlara göre değerlendirdiğimiz günümüzde, işkolikler bu üçü arasında kuramadıkları denge ile çok çalışanlardan ayrılırlar. Çok çalışan ve sağlıklı bakış açısına sahip olan insanlar bu üç değerlendirme mekanizmasını, kendilerine ve çevrelerine bakarken bir dengede tutabilirken, işkolikler ne yaptıkları ve ne elde ettikleri sorularına kim oldukları sorusunu unutacak kadar önem verirler. İşkolikler için işleri, kendi hayatlarından ve duygularından uzak durmak için bir çıkış kapısı olabileceği gibi; mükemmeliyetçiliklerinin ve imkansızı gerçekleştirme isteklerinin bir sonucu da olabilir. Çok çalışan insanların işkoliklerden en büyük farkı nerede durmaları gerektiğini doğru tespit edebilmeleri ve iş hayatı dışında kalan zamanlarını etkili değerlendirebilmeleridir. İşkolikler, sevdiklerine ve kendilerine ayırdıkları zamanlar da dahil olmak üzere her zaman akıllarının bir kısmında işle ilgili problemleri düşünürler ve planlar yaparlar.

İşkoliklik ile çok çalışmak arasındaki mesafenin dengesini yitirmesi; hem kendi hayatınız ve sevdikleriniz hem de iş hayatınız ve şirketiniz için tehlikeli sonuçlar doğurabilir. İşkolizm;

• Sosyal ilişkilerinin bozulması,
• Evliliklerin parçalanması,
• Günlük hayat düzeninin bozulması,
• Kişinin kendisine zaman ayırmaması,
• Depresyon,
• Huzursuzluk,
• Bitkinlik,
• Stres temelli sağlık sorunları,
• Verimliliğin düşmesi,
• Üretkenliğin düşmesi,
• Yaratıcılığın azalması,
• Hata yapma oranınızın artması

gibi olumsuz sonuçlar yaratır, dolayısıyla işkolizm, şirketlere ve kişilerin kariyerlerine zarar verebilmektedir.

İşkolizmin önüne geçebilmek için stratejiler
Kendinizin ya da bir yakınınızın işkolik olduğunu düşünüyorsanız ve işkolizmin getirebileceği olumsuzlukların önüne geçmek istiyorsanız yapabileceğiniz bazı şeyler var. Kabul, onay ve saygı isteği günümüz koşullarında işkolikliğin en önemli nedenleri arasındadır. İşinin, hayatının tek kabul, onay ve saygı kaynağı olduğunu düşünen işkolikler için yapabileceklerinin başında hayatın başka alanlarında da bu kazanımların elde edilebileceğini görmek geliyor. Ailenin ve arkadaşların da işkoliklikten kurtulmak için önemli rolleri olsa da ilk adımda önemli rol kişinin kendisine düşüyor. Bunlar arasında;

• İş-yaşam dengesi kurmanın kişinin hem duygusal hem de fiziksel sağlığı için önemli olduğunu kavramak,
• İşkolikliğinin sebebini bulmak, kişinin kendini fark etmesi, işe verilen anlamı doğru tanımlamak,
• İş dışında geçirilen zamanı işi düşünmeyerek geçirmek,
• İşe gelirken, eve giderken ve molalarda mutlaka aileyle ya da arkadaşla bağlantı kurmak, görüşmek,
• Planı aksatacak görevlere hayır demeyi öğrenmek,
• Spora ya da yeni hobilere vakit ayırmak,
• Planlama ve organizasyon yeteneklerini geliştirmek,
• İletişimin önemini kavranmak ve doğru mesajları doğru kişilere ulaştırmak,
• Gerektiğinde yardım istemek,
• Beslenme ve yaşam tarzına dikkat etmek,
• Etkili ve uzun vadeli kararları verebilmek,
• Hafta sonu tatillerine çıkmak,
• Dinlenmenin ve uyumanın bir ihtiyaç olduğunun anlamak,
• Özel günleri hatırlamak için bir ajanda hazırlamak ve bu günlere zaman ayırmayı prensip haline getirmek,
• Sosyal sorumluluk aktivitelerine katılmak,
• Her şeyin mükemmel olamayacağının ve hatalar yapılabileceğinin kabullenmek,
• Bunların hiç biri uygulanamıyorsa profesyonel yardım alma gerekliliğinin anlamak ve kabullenmek
gibi unsurlar vardır.

Zamanın herkese aynı anda ve eşit miktarda verildiği düşündüğümüzde işkolizmin kaynağının yetersiz zaman değil, kendimiz olduğunu açıkça görürüz. Zamanı algılama ve yönetme biçimimiz, bizi ya doğru iş-yaşam dengesine ya da sağlıksız çalışma biçimlerine yönlendirecektir. Sağlıksız çalışma biçimlerinin önüne geçmenin; hem kendimiz, hem çevremiz, hem de şirketimiz için önemini anladığımız anda yapmamız gereken zamana ve çalışma biçimlerine bakış açımızı değiştirmektir. Zamanı yönetmek, kendimizi ve bizimle ilgili her alanı sağlıklı geliştirmektir dolayısıyla iş-yaşam dengesinde değişim, imkansız değil zorunludur.

 

Birkaç adımda makyaj

Birkaç adımda makyaj

Makyaj yapmak için saatlerce vakit harcamanıza gerek yok. Birkaç adımda pratik makyajı bizden öğrenin.

Bakımlı ve güzel görünmek için ayna karşısında uzun vakitler geçirmek artık tarihe karıştı. Zaten en başarılı makyaj, boya küpüne batmış gibi görünen değil, içinizdeki gerçek kadını ve kişiliğinizi ortaya çıkaran tonlamalardır. Yani, az ve öz güzeldir.

Biz de bu mantıktan yola çıkarak, temel malzemelerle 6 adımda makyaj nasıl yapılır, size onu anlatıyoruz.

1) Kaşlar
Önce kaşların durumuna bakılır. Şekli bozan birkaç tüy varsa, cımbızla çekilir ve kaşlar düzeltilir.

Düzensiz ve şekli bozulmuş kaşlar, mükemmel bir makyajı bile kötü gösterebilir, unutmayın.

Bu arada ne giyeceğinizi önceden seçmeniz iyi olur. Giysileriniz, stiliyle, rengiyle ve modeliyle makyajınızı değiştirebilir.

2) Fondöten
Makyaj, özenle temizlenmiş ve nemlendirilmiş cilde, uygun bir fondöten sürmekle başlar.

Fondöteni makyaj süngeriyle cildinize iyice yedirin. Böylece yüzünüzün rengi homojen ve düzgün görünür.

Parmak uçlarınızla sürmek, tırnaklarınız uzunsa eğer sağlıklı olmayabilir. Üstelik fondöteni daha zor yayarsınız.

3) Pudra
Şeffaf bir pudrayla fondöteninizin üzerinden geçin. Böylece makyaj zemininiz hazırlanır. Yüzünüzün tonunu matlaştırmış olursunuz.

Kompakt bir pudra yerine toz pudra tercih edin. Daha doğal görünür.

4) Gözler
Fondöten ve pudrayla bir bakıma nötr hale gelen yüze yeniden anlam vermek için göz makyajına başlanır.

Far, göz çevresi için aydınlatıcı ve göz kalemi özenle sürüldükten sonra sıra rimele gelir. Kaşların biraz boyanması gerekiyorsa, bu da göz makyajıyla birlikte tamamlanır.

Kaşlarınızı boyarken koyu kahverengi kalem kullanın. En natürel sonucu böyle alırsınız.

5) Allık
Sıra allığa geldi. Beyaz tenliyseniz pembe tonlarını, buğday tenliyseniz şeftalı tonlarını tercih edin.

Elmacık kemiklerinizi iyice vurgulayın.

6) Dudaklar
Rujunuzun renginde dudak kalemiyle dudaklarınızı düzgünce çerçeveleyin. Sonra da rujunuzu sürün.