Bekarlığa veda estetiği

Bekarlığa veda estetiği

Gelinler kusursuz gözükmek için bekarlığa veda partisi yerine estetiğini yaptırıyorlar…

En güzel duygulardan biridir evlilik. Heyecan ve mutluluk ile süregelen bu duygu her şey mükemmel olmalı endişesi ile de unutulmaz anılar arasında yerini alır. Gecenin yıldızı olan gelinler ise tüm bu heyecanın yanında kendilerini de yenileyerek kusursuz bir hayata merhaba demeye hazırlanıyorlar…

Gelinler Kusursuz Gözükmek İçin Bekarlığa Veda Partisi Yerine Estetiğini Yaptırıyorlar…

Evlendikten sonra hayatı boyunca bakacağı düğün fotoğrafları, her kadın için neredeyse düğün kadar önemlidir. O fotoğraflarda, göz alıcı güzellikte çıkmak içindir yapılan onca hazırlık. Gelinlikle kusursuz görünmek için özellikle yüzlerinin ve göğüslerinin çok iyi olmasını ister gelin adayları. Güzel ve kusursuz bir yüz için mimik kırışıklığı, kaş kaldırma, göz kapağı operasyonlarına başvuran gelin adayları, gelinliği iyi taşımak için göğüslerinin dikleştirilmesini, küçük göğüsten şikâyet edenler de büyütülmesini istiyorlar.

Düğün öncesi estetik operasyonlarla ilgili bilgi veren Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı Prof. Erol Kışlaoğlu, ayrıca evlilik hazırlığında olan bayanların, gözaltı torbalarından kurtulmak için de estetik operasyona başvurduğunu belirtiyor.

Bekârlığa veda estetiğinde zamanlamanın önemli olduğunu kaydeden Prof. Dr. Erol Kışlaoğlu, mesela kimi yöntemlerde iyileşme süresinin biraz uzun olduğu göz önüne alınarak, burun ameliyatının düğünden 1 ay kadar önce yapılması gerektiğini vurguladı. Germe ameliyatları için de yine aynı süre gerektiğine değinen Prof. Kışlaoğlu, göğüs büyütme ameliyatı yaptırmak isteyen bir gelin adayının ise düğünden yaklaşık 3-4 hafta önce operasyona başvurması gerektiğinin altını çizdi.

Ancak Prof. Kışlaoğlu, kendisinin de uyguladığı, açılımı Minimal Girişimle Burun Estetiği olan MİR yöntemi ile 30 dk. süren ameliyat sonrası, hastanın 4-5 saat sonra evine dönebildiğini de hatırlattı. Operasyon sonrası kişide morluk ve şişliğin çok az olduğunu ifade eden Prof. Kışlaoğlu, ağrının ise hemen hemen hiç hissedilmediğine işaret etti. Prof. Kışlaoğlu, MİR tekniği ile yapılan operasyon sonrası, kişinin sosyal hayatına daha çabuk döndüğünü belirterek, düğün öncesi burun ameliyatı için bu yöntemin tercih edilebileceğine dikkat çekti.

Ameliyattan korkanlar için dolgu yöntemi ideal

Düğün öncesi hokka gibi bir buruna sahip olmak istiyorsunuz ama ameliyattan korkuyorsunuz. Prof. Dr. Erol Kışlaoğlu, ameliyattan sonra burnunuzun nasıl bir şekil olacağını merak eden gelin adaylarının, “dolgu maddesi” ile 8 aylık veya 2 senelik yeni bir buruna kavuşabileceğini söyledi. Prof. Kışlaoğlu, 8 ay veya 2 senelik sürenin, kullanılan dolgu maddelerinin dayanıklılık süreleri olduğunu belirterek, bu süre sonunda dolgu maddesinin vücut tarafından emilip burnun yavaş yavaş eski şekline döneceğini ifade ediyor. Hemen hatırlatalım! Dolguyla burun estetiği, 5-10 dk. içinde yapılabilecek bir yöntem.

Gelinlikte göğüs dekoltesi ve yüz

Gelin adayları gelinlikle kusursuz görünmek için özellikle yüzlerinin ve göğüslerinin çok iyi olmasını ister. Güzel ve kusursuz bir yüz için mimik kırışıklığı, kaş kaldırma, göz kapağı operasyonlarına başvuran bayanlar, hemen her modelde göğüs kısmı vurgulanan gelinliği olabildiğince iyi taşımak için göğüslerinin dikleştirilmesini, küçük göğüsten şikâyet edenler de büyütülmesini istiyorlar. Meme protezi ameliyatı genel anestezi ile hastane şartlarında yapılan bir operasyon. Meme başındaki renkli yuvarlağın kenarından girilerek silikon meme kasının arkasına yerleştirilir.

Doğal bir görüntü elde etmek için içi jel olan protezler tercih edilir. Ameliyat sonrası hiç iz kalmaz. Protezi değiştirmeye gerek kalmadan ömür boyu kullanırsınız, patlaması söz konusu değildir.

Hasta, operasyon sonrası aynı gün hastaneden ayrılıp eve dönebilir. 2-3 günlük bir dinlenme sürecinden sonra normal hayata devam edebilir. Bir ay sonra meme tamamen doğal bir görüntü kazanır. Dokunulduğunda normal bir memeden hiçbir farkı yoktur.

Prof. Dr. Erol Kışlaoğlu, bekârlığa veda estetiğinde zamanlamanın önemine tekrar değinerek, örneğin göğüs dikleştirme ameliyatlarında göğsün forma girmesi vakit alacağından 3-4 ay önce yapılmasının uygun olduğunu belirtti. Prof. Kışlaoğlu, yüz bölgesine veya göğüslere uygulanacak operasyonlar için bayanların, ameliyat ve düğün töreni arasındaki zamanlamaya dikkat etmesi durumunda balayında herhangi bir sorunla karşılaşmayacaklarını ifade etti.

Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı
Prof. Dr. Erol KIŞLAOĞLU

Kırışıklıklar İçin Güldüren Çözümler

Kırışıklıklar  İçin Güldüren Çözümler

 

 

Günümüzde yüze genç ve dinamik bir görünüm kazandırmak için pek çok yöntem uygulanıyor. Bunlar birleştirildiğinde daha kalıcı, az riskli ve az komplikasyonlu sonuçlara ulaşılabiliyor.

Yüz germe ameliyatı denilince hemen aklımıza tüm yüz derisinin, deri altı yapılarından ayrılıp bütün kırışıklıkları giderecek şekilde gerilmesi gelebilir. Ama yüzdeki kırışıklıkların hepsini sadece deriyi gererek ortadan kaldırmaya çalışmak mimiksiz bir ifade ortaya çıkarır, bu da yüze bir maske görünümü verebilir. Oysa alın, göz ve dudak etrafındakı kırışıklıklar ilave metotlarla ayrıca tedavi edilebilir.

Yüz germe ameliyatında derinlik olarak üç tabakada işlem yapılabilir: En üstteki tabaka deridir ve sadece bunun tek başına fazla gerilmesi ile “rüzgara karşı yürüyen bir insanın yüz görünümü” ortaya çıkabilir

Estetik Yaptırma Nedenleri

Estetik Yaptırma Nedenleri

 

 

 

 

Eşten veya erkek arkadaştan ayrılma, aldatılma, ihmale uğradığını hissetme, iş değişikliği, iş kaybı ve yılların yorucu etkisi kadınları estetik ameliyatlara yönlendiriyor.
Estetik ameliyat olanların yüzde 90’ını kadınlar oluşturuyor… Kendini; yüzünü ve bedeninin oluşturduğu güzellik hissini daha yoğun yaşamak isteyen kadınlar estetiği tercih ediyor.

Ya yıllarca düşünülen ya da duygusal fırtınalarla aniden yapılan estetikler var…

Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Ahmet Sönmez, “Eskiden beri göz önünde olan kişilerin; sanatçıların, politikacıların nasıl göründükleri önemli idi. Günümüz toplumunda artık sıradan meslek sahibi insanların, esnafın ve hatta ev hanımlarının da nasıl göründüğünü önemsenmeye başlandı. Kendini güzel görme, hem hemcinsleri hem de karşı cins tarafından beğenilme arzusu kadınlar için öteden beri daha baskındır. Bu nedenle erkeklerden daha çok kadınlar estetik ameliyat olurlar” derken “ya yıllardan beri düşünülüp planlanan ve sonunda cesaret edilen ameliyatlar vardır, ya da duygusal olarak fırtınalı bir dönemde çok hızlı verilen bir ameliyat kararı vardır”kadinca.net

Gençler burnundan, ileri yaştakiler doğum sonrası deformasyondan şikayetçi.
“Kimileri vücudunda memnun olmadığı bir bölgenin düzeltilmesi konusunu gündeminde tutan, bazen aylarca, bazen yıllarca bu konuyu düşünen ve en sonunda ameliyat olma kararı veren hastalardır. Bu şekilde estetik ameliyat olma arzusuyla doktora başvuran kadınları yaş gruplarına göre de üçe ayırmak mümkün” diyen Doç. Dr. Ahmet Sönmez “Bu grup hastaların yaşça genç olanları en sık burun şeklinden veya göğüslerinin küçüklüğünden şikayet ile geliyorlar. Ergenlik döneminden beri bu şikayetlerinin farkındalar ve düzeltilmesini istiyorlar. Daha ileri yaşta olanlar ise genelde doğum sonrası vücutlarında ortaya çıkan deformitelerden rahatsız ve göğüs dikleştirme, karın germe gibi ameliyatlar istiyorlar. Üçüncü grup yani biraz daha ileri yaşlarda ise yüzde meydana gelen yaşlanma belirtilerinin giderilmesini arzu ediyorlar. Bu tür hastaların amacını anlamak ve onlara yardımcı olmak daha kolaydır. Ameliyat sonrası memnun olma oranları da daha yüksektir” şeklinde konuştu.

BOŞANMA, ALDATILMA, ALDATILMA, YENİ BİR İŞ ARAYIŞI ESTETİK SEBEBİ OLDU
Doç. Dr. Ahmet Sönmez “Eşten veya erkek arkadaştan ayrılma, aldatılma, ihmale uğradığını hissetme, iş değişikliği veya iş kaybı kadınları estetik cerrahiye yönlendiren sebeplerin başında geliyor. Bu durumda alınan ameliyat kararının altındaki temel motivasyon, kişinin kendine güvenini ve saygısını tazeleme isteği. Kişi, yakın çevresi ve iş çevresi tarafından kabul görme ve saygı duyulma arzusuyla bizlere geliyor” derken bu hasta grubunun ameliyat sonrası memnuniyet duygusunun düşük olduğunu da dile getirdi.

İMAJ TAZELEMEK, ÖZGÜVEN ARTIRMAK İSTEYEN ESTETİK OLUYOR
Doç. Dr. Ahmet Sönmez, “Hayatlarının çalkantılı bir döneminde estetik ameliyat olarak vücut imajlarını tazelemek, özgüvenlerini arttırmak isteyen hastalarımız da var örneğin eşinden ayrılan, aldatıldığını öğrenen veya işinden ayrılanlar ani kararlarla ameliyat olmak isterler. Bu hastaların daha önce gündeminde estetik ameliyat pek yer tutmadığı için de tam olarak ne istedikleri belli değildir” derken, bu konudaki bir hasta mektubunu da isim vermeden paylaşıyor: “Bir hastam gönderdiği e-postada; göz kapaklarımdaki ve yüzümdeki sarkıklıklardan rahatsızım. Ayrıca göğüslerimi biraz büyüterek dikleştirmek istiyorum. Doğumlardan sonra karnımda da sarkmalar oluştu, bunlardan da kurtulmak istiyorum. Bacaklarımdaki ve basenlerdeki fazla yağlar için liposuctionla alınsın ve popom da gerilsin. Son olarak kollarımdaki sarkıklıklar için ne yapılabileceğini öğrenmek istiyorum… Böyle bir mektubu alan her plastik cerrah irkilir. Yapılabilecek tüm estetik müdahaleleri birlikte isteyen böyle bir hastayı ameliyat düşüncesine iten nedenler dikkatle incelenmek zorundadır.”

Güzel görünenler daha kolay iş buluyor, daha çok maaş alıyor. Kariyer estetiği arttı…
Estetik ameliyatların kadınların kariyerinde de önemli bir yere sahip olduğunu ifade eden Doç Dr Sönmez, “yapılan çalışmalarda güzel görünümlü kişilerin; daha kolay iş bulduğu, emsallerinden daha uygun koşullarda ve daha iyi ücretle çalışma imkanına sahip olduğu saptanmıştır. Ayrıca güzellik sosyal çevrede de kabul görmeyi kolaylaştıran bir etkendir. Bu sebeple ünlü artistlerin, sanatçıların fotoğraflarıyla gelen hastalarımız da oluyor. Ayrıca kariyer planlamasında rekabet gücünü arttırmak isteyen kadınlar da estetik olmayı tercih ediyor” şeklinde konuştu.

Estetik ameliyatlar ne kaybedilen eşi ne de işi geri getirebilir…
Ancak Doç Dr Sönmez, ameliyat olacakları da uyardı: “geçirilen estetik ameliyat ne kaybedilen eşi ne de kaybedilen işi geri getirebilir.” Estetik ameliyatlarda hasta memnuniyetinin çok önemli olduğunu ifade eden Sönmez ameliyat sonrasını değerlendirirken: “Psikolojik olarak sıkıntılı dönemlerde alınan kararlardan sonra yapılan ameliyatlarda, estetik sonuç nasıl olursa olsun hastanın memnun olmama ihtimali daha yüksektir. Ameliyata götüren motivasyon iyi analiz edilmezse hem hasta, hem de plastik cerrah için uzun süreli ve sancılı bir sürecin başlaması işten değildir” şeklinde konuştu. Estetik ameliyat için muayenehaneye gelen hastalar başka tüm cerrahi branşlardan farklı olarak kendi istekleriyle ameliyat olmak üzere geldiklerini söyleyen Doç Dr Sönmez “diğer branşlarda tıbbi bir rahatsızlık söz konusudur. Hasta ameliyat olmama isteğiyle doktora gider ama doktor ameliyat önerince çaresiz kabul eder. Biz plastik cerrahlar ise muayenehanemize ameliyat olma isteği ile gelen hastalarımıza bazen “siz bu ameliyat için uygun değilsiniz” demek durumunda kalırız. Uygun olmayan estetik ameliyat hasta için mutluluk, doktor için de başarı getirmez” şeklinde konuştu.

Estetikte Vampir Modası

Estetikte Vampir Modası

Ayşegül Aldinç, geçtiğimiz günlerde katıldığı bir televizyon programında botoks ya da estetik yaptırıp yaptırmadığı sorularına botoks yaptırmadığını, yeni bir tedavi yöntemini kullandığını söyleyerek yanıt verdi. Aldinçin uygulattırdığı PRP (Platelet Rich Plasma) yöntemi özel bir işlemden geçirilmiş, insanın kendi kanının yüze enjekte edilmesiyle yapılan bir gençleştirme operasyonu. Kendi kanınla güzelleşme ve gençleşme ilk bakışta biraz ürkütücü de olsa aynı zamanda çok doğal geliyor insana. Ne de olsa bedene yabancı bir madde değil, kendi kanınız giriyor.
PRP sadece estetik amaçlı uygulanmıyor; yaraların, kırıkların, dokuların onarılmasında iyileşmeyi hızlandırdığı için uzun zamandır ortopedi ve travmatoloji alanında da kullanılıyor. Örneğin dünyaca ünlü golfçü Tiger Woods’un bir kaza sonrası, yaralarının çabuk iyileşmesi için PRP uygulaması yaptırdığı, bu yüzden doping aldığı savıyla mahkemeye çıktığı biliniyor.

Aktuel


Vampir dolgucusu:

Daha doğal görünmek isteyen Hollywood yıldızlarının da bir kısmının botokstan vazgeçip PRP yaptırdığı biliniyor. Madonna en başta PRP yaptıran ünlülerden. Aslında incinme, yaralanma ve doku kayıplarını onarmada kullanılan bu tedavi yönteminin estetik alanına girmesi yeni, ancak hızla yayılıyor. Özellikle Hollywoodda PRP Hollywood Clinic diye bir yer bile var. Yine Hollywoodda sıkı bir PRP uygulayıcısı olan Dr Julio F. Galloya Vampire Filler yani Vampir Dolgucusu deniyor. Kuşkusuz dünyada vampir trendinin revaçta olduğu bir dönemde insan kanıyla güzelleşme tekniği, ister istemez akla insan kanı içerek ebedi gençliğe ve ölümsüzlükğe sahip olan vampirleri getiriyor. Bu işin şakası tabii ki. Türkiye’de bu uygulamayı yaptıran birçok ünlü olduğu biliniyor. Üstelik onların herhangi bir estetik müdahaleden geçtiği anlaşılmıyor bile. Nedeni de PRPnin son derece doğal bir görünüm vermesi…


PRP nasıl uygulanıyor?

Peki nedir bu PRP? Bu soruyu Ayşegül Aldinç’in doktoru Ali Kerim Diler’e yönelttik. 35-36 yaşlarında gösteren Diler’in, aslında 42 yaşında olduğu ve kısmen kendisine de PRP uyguladığını öğreniyoruz. “Trombositler yani platelet dediğimiz madde kanın pıhtılaşmasını sağlayan hücreler aslında. Bir yerimiz kesildiğinde, trombositler biraraya gelip oradaki kan akışını durdurur. Ancak araştırmalar trombositlerin içinde onlarca ‘growth factor’ yani ‘büyüme faktörleri’ olduğunu ortaya çıkardı. Bir kısmı bugün bile keşfedilmemiş vaziyette” diyen Diler, bunların bir kısmının hormon benzeri etkiler gösterdiğini ve vücudun onarım mekanizmalarında görevli olduğunun keşfedildiğini anlatıyor. Uygulama çok basit, zahmetsiz ve masrafsız. Ne de olsa malzeme vücuttan çıkıyor.


Diler şu bilgileri veriyor:
Büyüme faktörlerimiz vücudun kendi onarımını sağlarken, o bölgeyi çok ciddi bir şekilde kanlandırıyor. O bölgede kan dolaşımının artması bölgenin canlılığını, diriliğini artırıyor. PRPyi cerrahi müdahaleden hoşlanmayan, mümkün olduğunca doğal görünümünü korumak isteyen ve bu uygulamayı orta vadeli bir yatırım olarak gören insanlar tercih ediyormuş. Büyüme faktörleri sayesinde ciltteki renk farklılıklarının giderilmesinden kırışıkların önlenmesine, saç dökülmesinin durdurulmasına kadar pek çok tedavide yararlanılıyor. Örneğin saçları henüz dökülmeye başlayan kişiler bu uygulamayı yaptırdığında saç derisindeki damarlanma artıyor, dökülme önlendiği gibi yeni saçlar da çıkabiliyor. Ciltte ise lekelerin, çizgilenmelerin tamirinde, cilt gevşemelerinde ve selülit tedavisinde etkili. Daha çok dekolte, boyun ve yüzde kullanılıyor ama el üzerinde, kollarda ve hatta genital bölgelere bile yaptıranlar var.


Uygulama gerçekten prosedürsüz gözüküyor. Hastanın kanı, içinde önceden ayrıştırıcı bulunan kitlere alınıyor, bu kan santrifüj ediliyor yani çökertiliyor. Bu işlem sonucunda elde trombositten oluşmuş bir plazma kalıyor ve o plazma cildin yüzeyine enjekte ediliyor. Kimi zaman iğneyle kimi zaman da derma-roller denen üzerinde 1.5 milim uzunluğunda minik iğnelerin bulunduğu bir aletle. Bu alet yüzde gezdirildiğinde minik delikler oluşuyor ve kan o deliklerden yavaş yavaş emiliyor. Aslında ciltte bir yaralanma meydana getiriyorsunuz. Sırf bu mikro travmalar bile tamir fabrikalarımız olan fibroglast dediğimiz kök hücrelerimizi harekete geçirip, ciltteki elastikiyeti sağlayan lif kolajen üretimini artırıyor.


İşlemin tamamı bir saat içinde bitiyor. Kan almadan sonra 10 dakika santrifüj işlemi var. Yarım saat kadar da uygulama sürüyor. Hastalar genelde işlem yapılan bölgenin zonkladığı hissine kapılıyor, çünkü o bölgeye kan hücum ediyor ve tıpkı yaralarda olduğu gibi gelen kan miktarı arttığından mekanizma da harekete geçiyor.


Vücut Kendi Sıvısıyla Kendini Yeniliyor…

PRP uygulaması yaptırdığını söyleyen ve klişe tabirle hakikaten yıllara meydan okuyan Ayşegül Aldinç PRP ve güzellik üzerine sorularımızı yanıtladı…

Sophia Loren, seksapelin yüzde 50si sahip olduğunuz, yüzde 50si de insanların sahip olduğunuzu düşündüğü şeydir demiş. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?
Çekiciliğinizi nasıl açıklıyorsunuz? Sophia Lorenin bu sözünü bilirim ve kullanırım. Sharon Stoneun Hayatınızın yarısında Tanrının size verdiği, diğer yarısında da hak ettiğiniz fiziğe sahip olursunuz günlerindeyim.

Kadınlarda belli bir yaşı geçtiğinde güzelliğini kaybetme endişesi başlar, siz bu süreci nasıl yürütüyorsunuz?
Ya kendine bakabildiğin kadar bakarsın ya da aman bir kere geliyoruz dünyaya der yer içer keyfine bakarsın. Seçim elinde. Ama sonra aynaya bakıp ağlamak yok. Tamamen bu kafadayım.


Yeni yazdığınız kitabınızın adı gibi hâlâ güzel olmayı nasıl başarıyorsunuz?
Beslenme alışkanlıkları başlığımda çok kelimesi yer almıyor misal. Yağlı ballı olarak, aklınıza ilk gelen, hani bizi bolca yediğimizde şişmanlatan yiyeceklerden de yiyorum ama küpüne düşmüyorum. Düzenli olarak yüzüyorum. Yüzemediğimde spor salonuna gidiyorum, kardiyo, ağırlık çalışmaları, karın kaslarına yönelik egzersizler yapıyorum. Su içmeyi yıllardır çok sevmedim ama sonunda bunu da pratik bir hale getirdim. Küçük pet şişelerden evin her yanına koyuyorum. Görmek içmeyi hatırlatıyor. Sıkılmış meyve suyu yerine meyve yiyorum. Çünkü meyve suyunu özellikle de çok miktarda içersen fazla kalori alırsın. Porsiyon olarak yemek hem posası açısından yararlı hem de yeme duygunu tatmin edip metabolizmanı çalıştırır. Buna benzer ufak tefek bilgi kırıntıları pratikte bayağı işe yarıyor.

Ali Kerim Dilerin bu tedavi yöntemini neden seçtiniz? Ne zamandan beri, hangi sıklıkla yaptırıyorsunuz?
Yüze ve dekolteye uygulanan bu yöntem cilde esneklik ve ışıltı veriyor. Doktorumun belirlediği aralıklarla bu uygulamadan yararlanıyorum.

Estetik ve genç görünme meselesi üzerindeki sınırlarınız neler? Yani neler yaptırır, neler yaptırmazsınız?
Gerekli olduğunda plastik bir görünüme bürünmeden irili ufaklı dokunuşlar keyfe keder. Ben neler yaptırmayacağıma, estetiğin her olanağından gerekli gereksiz yararlanmayı iş edinmiş hanım ve beylere bakarak karar veriyorum. Bu yöntemi kesinlikle tavsiye ediyorum.


NE KADAR ERKEN O KADAR İYİ
Anatomi uzmanı ve Medikal estetik hekimi Nurcan Taşkara da PRPyi kendisine ve hastalarına uygulayan hekimlerden.

PRP yönteminin 25- 55 yaşları arasında yapılmasında fayda var, ne kadar erken yapılırsa o kadar iyi sonuç alınıyor. PRPnin diğer yöntemlere göre en önemli avantajı derinin daha büyük bir bölümüne yayılması ve daha kalıcı olması. Kadın hastalar daha çok cilt gençleştirme amaçlı tercih ederken, erkek hastalarımız ise saç dökülme problemi açısından PRP yaptırıyor. Hastalarımın çoğu ikinci seanstan sonra bile ne kadar parlak ve canlı bir cilde sahip olduklarını söyler. 35 yaşında bir kadın hastam yine ikinci seanstan sonra sabahları kalktığında artık eskisi gibi kuru ve gergin bir ciltle kalkmadığını söyledi.

Limonla Gelen Güzellik