Cildinizdeki Ölü Hücreleri Temizleyin

Cildinizdeki Ölü Hücreleri Temizleyin

 

 

Cildinizin kuru olmasından, pul pul dökülmesinden yakınıyorsanız cildinizde ki ölü deriyi nazikçe temizlemelisiniz.

Cilt soymak için yapılan uygulamalar ciltteki kırışıklıkları gizlemeye ve gidermeye yardımcı olurken, cilde bir pembelik de verebilir.

Cildi ölü hücrelerden arındırmak için yapmanız gerekenler

Vücudunuzu duşta veya küvette ıslatın.

Soyucu özellikli sentetik lif, sünger veya eldiven kullanın.

Soyucu özellikli bir temizleme ürününü süngerin, lifin veya eldivenin üzerine serpin.

Bazı temizleyiciler % 25 oranında volkanik taş tozu içermektedir.

Bu temizleyiciler yağlı ciltler için faydalıdır. Buna rağmen aşırı temizleyici kullanmak yağ bezlerinin aşırı üretimine de neden olabilmektedir.

Burun Üzerindeki Siyah Noktalar İçin Maske

Burun Üzerindeki Siyah Noktalar İçin Maske

 

 

 

 

Siyah noktalardan evde yapacağınız maskelerle çok kısa sürede kurtulabilirsiniz.

MALZEMELER:

Bir yemek kaşığı yoğurt,

Bir limon kabuÄŸu rendesi,

Bir yemek kaşığı mısır unu.

YAPILIÅžI:

1 yemek kaşığı yoğurda rendelenmiş bir limon kabuğu ve bir kaşık mısır unu ekleyin. Bunu karıştırıp yüzünüze masaj yaparak sürün ve 15 dakika bekletin.

 

Stresin Cilde Zararları

Stresin Cilde Zararları

 

 

 

Stres sadece ruh sağlığımıza değil cilt ve beden sağlığımıza da olumsuz etkiler yaratıyor. Uzmanların stresin cilde olan zararlarını okuduktan sonra sizlerde biraz daha sakin olmaya gayret edeceksiniz..

Cleveland Üniversitesinden Dr. Bahman Guyuron ve ekibinin, 186 ikiz kadın üzerinde yaptığı araştırma, güneş, sigara, stres ve antidepresan kullanımının cildi yaşlandırdığını göstermiştir.

Stres sonucu en çok karşılaşılan cilt sorunlarınının başında, sivilcelenme ve cilt kuruluğu geliyor.

Ancak stresin ortaya çıkardığı en büyük problem erken yaşlanma belirtileri. Fazla stres altında olan kadınlar incelendiğinde, hücrelerinin biyolojik açıdan on yıl daha yaşlı göründüğü belirlenen bir gerçek.

Araştırmacılar, stres hormonunun artışına bağlı olarak daha fazla serbest radikal üretildiğini tahmin ediyor. Vücutta stresin etkisiyle üretilen serbest radikaller ise hücrelere doğrudan zarar verdiği gibi aşırı enzim üretimine sebep oluyor. Bu da yine hücresel hasara sebep oluyor.

Stres, kortizol hormonunu artmasına sebep oluyor. Özellikle düzenli ve yoğun strese maruz kalındığında yaşlanmayla doğal olarak artacak olan kortizol hormonu genç yaşlarda artmaya başlıyor. Kortizol hem hücre yaşlanmasını hızlandırıyor hem de vücudun savunma sistemini zayıflatıyor. Bu nedenle yaşlılıkta yakalanacağımız hastalıklara daha erken yaşlarda yakalanma olasılığı artıyor.

Yoğun ve sürekli strese maruz kalan kadınlarda östrojen salınımı düzensizleşiyor. Kadınlık hormonlarından östrojen, kolajen üretimini artırdığı için ve başta cilt ve kemikler olmak üzere bedenin yaşlanmasını azaltan etkilere sahip olduğundan, östrojen salınımının düzensizleşmesi yaşlanmayı hızlandırıyor. Strese, cildin yeteri derecede nemlendirilmemesi, güneşten korunmaması, doğal beslenilmemesi ve hava kirliliği gibi nedenler de eklendiğinde, cilt problemleri kadınlar için bir kabusa dönüşüyor. Stresli veya öfkeliyken, kaslarınızın kasılması en çok boyunda, omuzlarda ve yüzde etkiler yaratıyor. Kasılma tekrarlandıkça, çizgilere de zemin hazırlıyor. Endişe anındaki kaş çatma ise kırışıklıklara dönüşüyor.

Stresin cilt üzerindeki etkileri şu şekilde sıralanıyor:

*Cildi bozuyor; cilt yaşlanması ve kırışıklıklar gibi sorunlar çıkıyor.

*Cildin nem ve yaÄŸ dengesini bozuyor.

*Akneleri artırıyor ve alerjik reaksiyonlara yol açıyor.

*Göz, alın ve ağız çevresinde kasılmalar başlıyor.

*Dudaklar uçukluyor.

*Stres altında bozulan kan dolaşımı, kılcal damar genişlemelerine ve varislere yol açıyor

Bronzlaşmanın Kolay Yolları

Bronzlaşmanın Kolay Yolları

 

 

 

Tatile çok fazla zaman yoksa ve siz bronz teninizi seviyorsanız işte size küçük ipuçları:
Güneşi çok seviyorsanız ama aynı zamanda hassas bir cildiniz varsa, güneşin cildinize vereceği zararları minimuma indirmek için bazı önlemler almanız gerekli.

SPF ne kadar yüksek olmalı?

Güneş kreminin üzerinde yazan SPF rakamı, ürünün koruma derecesini gösterir. Mesela SPF 20, korunmasız ciltle, güneş yanığı oluncaya kadar 29 kat daha uzun süre güneşe maruz kalabilirsiniz anlamına geliyor. Hangi SPF oranının sizin için daha uygun olduğunu ancak tecrübeyle belirleyebilirsiniz. Eğer önceki tatilinizde SPF 20 ile sağlıklı bronzluk elde ettiyseniz, doğru koruma faktörünü buldunuz demektir.

Güzel bronzlaşmak için ne yapmalıyım?

Güneşe çıkmadan önce peeling yapmalısınız. Cildinizi ölü hücrelerden arındırırsanız, çok daha homojen ve parlak bir bronzluğa kavuşursunuz. Fakat glikolik veya salisilik asit içeren kremler yerine (bu maddeler güneşe karşı hassasiyeti artırabilir) granüllü eksfoliantları tercih edin.

Homojen olmayan bronzluğu önleyin!

Güneşten koruyucu kremler cilde iyi dağıtılmadıklarında lekeli bir bronzluk ortaya çıkabilir. Bu yüzden güneş kreminizi daha özenli sürün ve ürünün vücudunuza iyice nüfuz ettiğinden emin olun.

Güneşin cildinize verdiği zarar

Dermatologlar, retinol içeren ürünlerin güneş yüzünden oluşan cansızlık, pigment lekeleri ve DNA hasarını onardığı konusunda hemfikirler. Ama bu madde aynı zamanda cildin güneşe karşı duyarlılığını artırdığından, mutlaka SPF faktörü yüksek koruyucularla beraber kullanılmalı.

Güneş kremini ne zaman sürmeli?

Çoğu güneş kremi etkisini hemen göstermez. Bu yüzden, sürdükten sonra en az 15 dakika beklemeniz gerekiyor. En akıllıcası, tatildeyken güneşten koruyucunuzu sabah uyanır uyanmaz sürmeniz. Çünkü terasta kahvaltı ederken veya sahile doğru yürürken geçen zaman bile güneş yanığının oluşması için yeterli.

Bir dermatologun güneş sefası

Cildine zarar vermeden güneşin keyfini çıkaran bir dermatolog diyor ki:

Hazırlık zamanı Plaja gitmeden bir saat önce bütün vücuduma güneşten koruyucu kremimi sürüyorum. Böylece krem cilde iyice nüfuz ediyor ve suda kolayca çıkmıyor. Bunu çıplakken yapıyorum, çünkü en kötü yanığım bikinimin askısının kayması nedeniyle oluştu (o bölüme koruyucu sürmediğim için hazırlıksız yakalandım).

Yüz için C vitamini içeren SPF 30 faktörlü bir ürün kullanıyorum. Rengi çok beyaz olduğundan ilk sürdüğümde hayalete benziyorum. Fakat bir süre sonra cildime iyice nüfuz ediyor. Dışarı bembeyaz çıkmamak için plaja gitmeden 45 dakika önce sürüyorum.

Kumsalda En iyi korumalardan biri gölgedir, bu yüzden şemsiyenin altında uzanmaya özen gösteriyorum. Denizde vakit geçirmeyi çok seviyorum, sudan çıkar çıkmaz bolca SPF 50 faktörlü güneşten koruyucu bir ürün sürüyorum.

Eve dönüş Duş aldıktan sonra vücuduma içinde C vitamini olan bir nemlendirici sürüyorum. C vitamininin antioksidan özelliği hem vücudumun kızarmasını önlüyor, hem de güneşin verdiği hücresel hasarla savaşıyor. SPF 50 faktörlü krem kullandığım halde bile hafifçe bronzlaşan bir cildim var. Aslında bu hoşuma da gitmiyor değil, ama hafifçe bronzlaşmakla kavrulmak arasında fark olduğunu unutmamak lazım!

Ciltteki Lekelere Çözüm

Ciltteki  Lekelere Çözüm

 

Doğuştan,çocukluk ve hamilelik döneminde bir takım rahatsızlıklardan dolayı vücutta lekeler görülebilir.Bu lekeler genelde yanak,alın,çene çevresinde görülür.Bunun dışında sırt ve göğüs çevresinde de görülebilir.Birkaç cerrahi operasyonla çözülebilen lekeler olduğu gibi ilaç tedavisi ile sonlanan lekelerde vardır.

Leke konusunda her şeyden önce dikkatli bir fizik muayene ve iyi bir anemnez şart. Lekeler, doğuştan, çocukluk ve hamilelik döneminde geçirilen bir takım sistemik rahatsızlıklar sırasında kullandığı ilaçlar ile birlikte artış gösterebilir. Bunun dışında güneşe maruz kalan bölgelerde leke artışının olup olmadığı da incelenmelidir.

İyi huylu ve kötü huylu lekelerin olduğunu unutmadan, konunun uzmanı olan dermatologlara başvurmak ve profesyonel yardım almak gerekebilir. İyi huylu lekeler kişiye estetik açıdan rahatsızlık vermediği takdirde alınmasına gerek yoktur. Diğer yandan kötü huylu ben ve lekeleri kontrol altına almak, ben haritalarını çıkartmak ve 6 aylık periyotlar şeklinde onları takip etmek, gerektiğinde cerrahi operasyonla aldırmak gerekebilir.

Lekenin nedenleri

• Güneş
• Hormonal değişiklikler
• Bazı sistemik hastalıklar
• Genetik
• Enfeksiyonel hastalıklar
• İlaç, yanlış kozmetikler