İştahsız Çocuğa Yemek Yedirmenin Yolu

İştahsız Çocuğa Yemek Yedirmenin Yolu

 

 

 

 

Günümüzde her anne babanın yaşadığı en büyük problem çocuğunun yemek yemeyişi.

“Yemeğimi yersem parka gidermiyiz?”

“Yarısını yesem, kalanını yemesem olur mu?”

Anne babalar çoğu zaman çocuklarının nasıl bu kadar az yiyerek hayatlarına devam ettiklerini anlamakta güçlük çekiyor.Ama çocuklar tüm gün sadece abur cubur da yeseler günlerini tamamlıyorlar.Burda önemli olan aile bireylerinin çocuğun üstünde kurmaya çalıştığı otorite.Şunu asla unutmayın ki çocuk karnı acıktığı zaman illa ki yeme ihtiyacı duyacaktır ve sizin yaptığınız yemeği yiyecektir.

Öncelikle ona ailecek yemek yeme alışkanlığı kazandırın.Küçük yaştan itibaren masada oturmaya ,herkes gibi tabağında ki yemeği bitirmeye alıştırın.Hatta bazen yanlız başına yemek yemesine izin verin.

Şunu asla unutmayın ki bizlere de zorla yemek yedirilmeye çalışıldığı zaman bizlerde red ediyoruz.Tabi bu  hiç yemek yemiyorsa serbest bırakın anlamına gelmiyor. Eğer bir çocuk aç olduğu halde yemek yemiyorsa bunun altında psikolojik bir sıkıntı yatıyor olabilir.O zaman da  mutlaka bir uzmana danışılması gerekir.

 

Hamilelikte egzersiz bebek gelişiminde önemli

Hamilelikte egzersiz bebek gelişiminde önemli

Hamilelik döneminde yapılan hafif egzersizler bebek tarafından biriktirilen fazla yağ miktarını azaltıyor…

Hamilelik döneminde spor yapmanın doğumu kolaylaştırmanın yanı sıra, daha anne karnındayken kilosunun dengelenmesine yardımcı olduğu bebeğin sağlığına da katkıda bulunduğu bildirildi.
İtalyan haber ajansı Adnkronos’ta çıkan habere göre, Yeni Zelanda’daki Auckland Üniversitesi ile ABD’deki Kuzey Arizona Üniversitesinde görev yapan bilim adamları, hamileliklerinin başında olan 84 anne adayını iki gruba ayırdı.

İlk gruptaki anne adaylarından hamileliklerinin 36. haftasına kadar haftada 5 kez 40 dakika pedal çevirmelerini isteyen bilim adamları, diğer gruptakilere ise fiziksel egzersiz vermedi.

Araştırmanın sonucunda, aşırıya kaçmadan hafif fiziksel egzersiz yapan anne adaylarının, diğerlerine göre biraz daha hafif ancak büyüme sorunu yaşamayan bebekler dünyaya getirdiklerini gözlemleyen bilim adamları, obez ya da kilolu kadınların ise ileride sağlık problemleri yaşayan çok daha iri bebeklere sahip olabildiğine işaret etti.

Clinical Endocrinology and Metabolism gazetesinde yayımlanan araştırmada, bilim adamları, elde edilen sonuçların hamilelik döneminde yapılan hafif egzersizlerin bebek tarafından biriktirilen fazla yağ miktarını azalttığını gösterdiğini kaydetti.

Hamile kadınların metabolizmaları konusunda araştırmalar üzerinde uzmanlaşan Anne Dornhors, fiziksel egzersizin anne ve bebeğin sağlığı açısından yararlı olduğunun git gide daha da fazla kabul görmekte olduğunu söyledi.

Çocukta başarı için yumurta ve pekmez

Çocukta başarı için yumurta ve pekmez

Yumurta ve pekmez çocuklarda sık görülen ve öğrenme bozukluğuna yol açan demir eksikliğinden korunmada oldukça etkili. Çocukların okulda başarılı olmaları için güne kahvaltı ile başlamaları şart. Yeterli ve dengeli bir kahvaltıda dikkat edilmesi gereken en önemli nokta ise sofradan yumurta ve pekmezi mümkün olduğunca eksik etmemek.

Kahvaltı günün en önemli öğünü olmasına rağmen özellikle okul çağı çocukları tarafından ihmal ediliyor. Oysa çocukların gelişimlerinde çok önemli bir rol üstlendiği için kahvaltının asla atlanmaması gerekiyor. Çünkü kahvaltı uzun süren açlıktan sonra enerji ihtiyacının karşılanmasında, besin öğelerinin günün ilk saatlerinde, yani vücudun en fazla ihtiyaç duyduğu dönemde dengeli bir şekilde alınmasında ve kan şekeri düzeylerinin dengelenmesinde anahtar bir rol üstleniyor.

Araştırmalara göre, özellikle kahvaltı yapan çocuklar okulda daha başarılı oluyor, daha geç yorgunluk hissine kapılıyor ve sabahları kendilerini daha az aç hissediyor. Ayrıca bu çocuklar bütün derslerden daha iyi not alıyor, problemleri daha iyi çözüyor, derse daha çok yoğunlaşıyor ve daha iyi kas işlevlerine sahip oluyor.

Acıbadem Kadıköy Hastanesi’nden Beslenme ve Diyet Uzmanı Şengül Sangu Talak, çocukların besin öğelerini yeterli almadıkları zaman büyüme geriliği ve mental gelişim gecikmesi gibi ciddi sorunlarla karşılaştıkları uyarısında bulunuyor.

Talak, “Hafif düzeyde beslenme yetersizliği kolaylıkla fark edilmiyor, ancak çoğunlukla öğrenme bozuklukları ile sonuçlanıyor. Örneğin, daha çok yetersiz besin seçimi ve öğün atlama gibi nedenlerle oluşan demir eksikliği de davranışlarda ve performansta düşüşün yanı sıra konsantrasyon bozukluklarına yol açıyor. Bunun için çocuklara mümkün olduğunca sık yumurta ve pekmez yedirmek gerekiyor” diyor.

Anneler Günü Hediye Önerileri

Anneler Günü Hediye Önerileri

8 Mayıs 2011 Pazar Anneler Günü

Anneler günü için ne alsam diye kafa yormaya mı başladınız ? Ben henüz alacağım hediyeye karar veremedim. Büyük bir ihtimalle cilt bakım ürünleri alabilirim. Bakalım daha vaktimiz var

Eğer bu özel günde ne hediye alacağınıza bir türlü karar veremiyorsanız, sizin için derlediğimiz önerilere bakın.

İşte anneler için hediye seçenekleri;

 

ÇİÇEK, ÇİKOLATA & ŞEKER

Sevdiği şeker ya da çikolatalardan hediye ederek annenizi sevindirebilirsiniz.

 

GÜZELLİK – SAĞLIK

Annenize evde spa keyfini yaşatabilicek bir hediye;İçinde el ve vücut losyonu, sıvı sabun , peeling, duş jeli, banyo tuzu bulunan spa ürünleri hediye etmeniz onu sevindirecektir.

Forma girmek isteyen annelere ! Anneniz bir an önce forma mı girmek istiyor ? onu bir spor kursuna kayıt ettirebilirsiniz.

Yada çoktandır almayı istediği spor aletini hediye edebilirsiniz.

Parfüm

Annenize sevginizi güzel kokularla birlikte sunmak için etkileyici bir hediye olarak parfüm alabilirsiniz.

Cilt bakım kremleri

Makyaj seti

Manikür & pedikür seti

Masaj aleti

Dijital baskül

Elektronik Tansiyon ölçüm cihazı

Epilasyon aleti

Saç şekillendirme setleri

Annenizin sağlık kontrollerini ihmal ettiğini düşünüyorsanız tam kapsamlı bir sağlık taramasından geçmesini sağlayabilirsiniz. Ona bir sağlık kuruluşunda check up yaptırabilirsiniz.

 

GİYİM

 

Çanta

Şık bir çantaya hangi kadın hayır diyebilir ?

Deri cüzdan

Ayakkabı

Bu yıl babetler yine çok moda. Annenizin bahar ve yaz günlerine severek giyeceği babetlerden hediye edebilirsiniz.

Annenize güzel bir elbise hediye edebilirsiniz.

Şık bir şal, eşarp ( el örgüsünde çok kötü değilseniz kendiniz de örebilirsiniz )

Bornoz

Şık bir gecelik .

Yağmurda ıslanan annelere şemsiye.

Ev ayakkabısı

 

MÜCEVHER

Takı çeşitleri, kolye, küpe, yüzük…vs

 

EV – DEKORASYON

Çay kahve fincanı

İşte çayını- kahvesini yudumladığında, annenize sizi hatırlatacak bir hediye !

Anneniz seyahat etmeyi seviyorsa kısa tatiller için tasarlanan seyahat çantaları hediye edebilirsiniz.

Annenizin işlerini kolaylaştıracak Pratik mutfak aletleri.

Şarjlı el süpürgesi

Çay – kahve makinesi

Mini fırın

Bıçak seti

Nevresim takımı

Romantizmden hoşlanan annelere dekoratif mumlar, aromatik kokular, tütsü…vs

Zamanını planlamayı seven annenize, ajanda hediye edebilirsiniz.

 

HOBİ

Bitki yetiştirmekten hoşlanan bir anneniz varsa sevdiği bitkilerin tohumlarını hediye edebilirsiniz.

Ya da bitki yetiştirmeyle ilgili kaynak kitaplar hediye edebilirsiniz.

El işiyle ilgilenen annelere son moda örgü iplerinden oluşan hediye yün sepeti

Mini dikiş makinesi

Kitap

Sevdiği yazarın kitabı

Yemek yapmaktan hoşlanan annelere yemek kitabı.

Dergi aboneliği (kadın, anne ve çocuk, yemek, el işi, bahçecilik…vs)Annenizin takip ettiği konularda yayın yapan dergilerden oluşan bir hediye sepeti hazırlayabilirsiniz.

 

ELEKTRONİK

Dizüstü bilgisayar

Cep telefonu

Ipod

Mp 3 çalar

Cd DVD player

Dijital resim çerçevesi (benim favori hediyem)

Oyun oynamayı seven annelere elektronik su doku oyunu

Dijital kamera & fotoğraf makinası

 

FARKLI ÖNERİLER

Birlikte yemek yemek.

Annenizle baş başa güzel bir yemek yemeyeli, oturup sohbet etmeyeli kim bilir ne kadar uzun zaman oldu. O halde bu Anneler gününde annenizi güzel bir yemeğe davet edebilirsiniz.

Annenize özel “anneler günü pastası”

Annenize küçük bir sürpriz yapın Arabasına benzin koyup onu şaşırtabilirsiniz.

Güzel bir tatil organizasyonu yapabilirsiniz. Uzun zamandır gitmeyi hayal ettiği bir tatil beldesine rezervasyon yapabilirsiniz.

İnternetle haşır neşir olan annenize annenizinadı. com , annenizin adını içeren alan adı hediye edebilirsiniz.

Son bir öneri kendi hazırladığınız bir kart hazırlayarak güzel sözler yazabilirsiniz.

 

Tüm annelerin ve anne adaylarının anneler günü kutlu olsun… Sevgilerimizle…

Ninninin bebeğin gelişimindeki rolü

Ninninin bebeğin gelişimindeki rolü

“Okul öncesi eğitiminin temel kurallarının ninniler içerisinde yüzlerce kat fazlasıyla yer alması gerçekten dikkat çekicidir”

Cumhuriyet Üniversitesi Eğitim Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Eğitimi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Necati Demir, Türk kültüründe yer alan, bugün ise pek rağbet edilmeyen -ninni geleneğinin- aslında içinde bebeği hayata hazırlayan bir eğitim sistemini barındırdığını söyledi. Demir, “Batı temeline dayanan günümüz modern eğitim sisteminin kılı kırk yararak geldiği noktayı, Türk milleti binlerce yıl önce yakalamıştır” dedi.

Ninnilerin bebekleri uyutmanın yanında, bebekleri eğlendirmek, onları sevmek, iletişim kurmak için söylendiğini, Türk milletinin bebek ve küçük çocuklarıyla ninniler vasıtasıyla iletişim kurduğunu kaydeden Prof. Dr. Necati Demir, ninnilerin bebek ve çocuğun hayata atılmadan önce ilk eğitim aşaması olduğuna dikkat çekti. Türk annelerinin çocuklarına ahenkle, ezgiyle, çoğunlukla da duygu yüklü olarak sade bir dil ile söylediği ninnilerin anne ile çocuk arasındaki gönül bağını kurduğunu belirten Demir,

“Ninni metinlerine bakıldığında Türk milletinde eğitime daha beşikte başlandığı görülmektedir. Sade bir dille ve seçme kelimelerle söylenmesi, son derece arı ve duru olması, anadili eğitimi ile ilgili olmalıdır. Zira incelendiğinde Türkçe-nin temel kurallarının detaylı bir biçimde ninnilerin içinde yer aldığı görülmektedir. Günümüzde okul öncesi eğitimcilerinin 0-6 yaş grubu çocuklarımız için yönlerini Batı-ya dönüp kılı kırk yararak ortaya koyduğu -okul öncesi eğitiminin temel kuralları-nın ninniler

içerisinde yüzlerce kat fazlasıyla yer alması gerçekten dikkat çekicidir” dedi.

“BEBEK HAYATA BEŞİKTE ATILIYOR”

Ninnilerle 0-6 yaşlarındaki çocuklara günlük hayatta kullanılan temel araç gere isimleri, renkler, organ isimleri, yemek ve tatlı isimlerinin öğretildiğini vurgulayan Demir, şunları kaydetti:

“Ninnilere bakarsanız oyuncak, yatak, döşek, elbise, süt, yoğurt, peynir, taba vs, organ isimleri olan göz, kulak, burun, kirpik, baş, yüz, kaş, ağız, diş, dudak, alın, yanak, çene, saç, sakal, boyun, omuz, gerdan, böğür, el, kol, bud, parmak, tırnak, bel, bacak, diz, ayak, ciğer, kalp, yürek vs, akraba isimleri olan anne, baba, ağabey, abla, oğul, kız, gelin, yenge, amca, dayı, hala, teyze, dede, nine vs, Türk sayı sistemi olan bir, iki, üç, dört, beş, altı, yedi, sekiz, dokuz, on ve onun katları olan

sayılar son derece düzenli bir biçimde ninnilerin arasına serpiştirilmiştir. Hatta al, kırmızı, kızıl, ak, beyaz, siyah, kara, yeşil, mavi, sarı gibi temel renkler de öğretilmektedir. Daha da ileri gidilerek boz, mor, pembe, kır, benekli gibi ikinci derecedeki renkler de ninni mısraları arasında, konuya uygun olarak yer almaktadır. İnsanlar için beslenme maddeleri olan ekmek, su, un, şeker, helva, tuz, yağ, inek yağı (tereyağı), bal, peynir, bulgur, pirinç, nohut, kuru fasulye, hamur gibi isimlerin hemen

hepsi ninnilerle bebek ve çocuklara tanıtılmıştır. Bebek için önemli olan tatlı yiyecekler olan bal, şeker, lokum, şerbet, reçel, helva, şeker helvası elbette unutulmamıştır. Ev eşyalarından meyvelere, zararlı nesnelerden giyim eşyalarına, ağaç isimlerinden yıldızlara, çiçek isimlerinden havanın durumuna kadar tüm bilgi ve terimler Türk kültüründeki ninnilerde vardır.”

Demir, ninnilerle bebeklerin ilk müzik derslerini aldığına da işaret ederek, “Türk milleti, bebeğine ve küçük çocuğuna ahenkli hitap ederek onda müzik kulağının ve müzik kültürünün de temelini atmıştır. -Benek benek, bıdıl bıdıl, cıstık cıstık cıstana, çıngılı püskülü, döne döne, eee eee eee, gagıl gagıl, gıdıl gıdıl, gıgıl gıgıl, huuu huuu huuu, ılgın ılgın, ılgıt ılgıt, ıngır çıngır, ışıl ışıl, kihir kihir kişnemek, kodalak kodalak, mışıl mışıl, minik minik, nenni nenni, ninni ninni, öllee öllee,

ölleek ölleek, ööö ööö ööö, pışşş pışşş, pışşş, tıhır mıhır, tıkır mıkır, tıpış tıpış, yeşil yeşil- hitapları buna örnektir” dedi.

“HAZİNENİN ÜZERİNDE OTURAN SADAKACI GİBİYİZ”

Ninnilerle 0-6 yaş arası çocukların eğitilerek, çok küçük yaştan itibaren hayata hazırlandığını ifade eden Demir, şunları söyledi:

“Çocuk ufku ninnilerle geliştirilmekte, yüksek seciyeli bir insan olmasının temeli atılmaktadır. Alpliğin veya bilgeliliğin temeli ninnilerle kurulmaktadır. Türk milleti; sistemli bir biçimde, örneklerle ve ezgilerle yaşamın temel kurallarını, dünyayı ve evreni bebeğe ve çocuğa ninnilerle öğretmekte ve tanıtmaktadır. Dün ve bugün söylenen ninnilerde görülmektedir ki Batı temeline dayanan günümüz modern eğitim sisteminin kılı kırk yararak geldiği noktayı, Türk milleti binlerce yıl önce yakalamıştır. Ancak

ninniler konusunda yeterli araştırma yapılmadığı için modern eğitim sistemi, Türk milletinin binlerce yıllık tecrübesinden yararlanamamıştır. Öyle anlaşılmaktadır ki geleneksel Türk eğitim sisteminin kullanıldığı zamanlarda Türk milleti dünyanın diğer milletlerinden çok öndedir. Oğuz Kağan, Bilge Kağan, Kül Tekin, Dede Korkut, Ahmed Yesevi, Kaşgarlı Mahmud, Yusuf Has Hacib, Alparslan, Danişmend Gazi, Yunus Emre, Hacı Bektaş Veli, Nasreddin Hoca, Hacı Bayram Veli, Ali Şir Nevai, Ahi Evran, Mevlana, Kaygusuz Abdal, Fatih Sultan Mehmed, Ak Şemseddin, Mahdum Kulu, Uzun Hasan, Abay, Nene Hatun, Mustafa Kemal Atatürk, Gaspıralı İsmail, Çanakkale, Kurtuluş Savaşı kahramanları ve Türkiye Cumhuriyeti-nin kurucuları, Türkiye-yi gözünün nuru ve alnının teriyle yoğuran anne ve babalarımız temel eğitimlerini ninnilerle almışlardır. Bütün dileğimiz, bundan sonraki nesillerin de ninnilerle yetişmesidir. Zira, -Gölgede olanın gölgesi olmaz- sözü unutulmamalıdır. Maalesef bugün Tadrmızı, kızıl, ak, beyazürk kültürünün bütün

alanlarında olduğu gibi ninniler de ikinci plana itilmiş, birkaç ferdi çalışma hariç görmezden gelinmiştir. Bu da Türk milletini -hazine sandığı üzerinde oturan sadakacı- durumuna düşürmüştür.”